Aydın

Aydın
@Shinobi_Tosbaga
Puan vermedi·325 syf.··
2026 204. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 23:23
“Tanıdığım hiç kimse göründüğü gibi değildi.” Düşük bir IQ ile dünyaya gelen Charlie’nin tek bir hayali vardı , akıllı olmak. Çevresindeki herkesin kendisini çok sevdiğini, akıllı olunca Charlie’yi daha çok seveceklerini düşünüyordu.Bilim adamlarının zeka seviyesini artıracak deneysel bir ameliyat yapacağını duyan ailesi bu deney için Charlie’yi bilimin kollarına emanet ederler.Bu zeka artırma deneyi şimdiye kadar Algernon adındaki bir denek faresinde yapılmıştır.Algernon üzerinde yapılan bu bilimsel deney Algernon’u gayet yüksek zekalı bir fareye dönüştürür.Bunu duyan Charlie bir an önce ameliyat olup Algernon kadar akıllı olma hayali ile yanıp tutuşuyordu.İlk zamanlar Charlie’den daha akıllı olduğu için ondan nefret eden Algernonla aralarında başlayan bir dostluk.Çevresi tarafından sevilen Charlie,yavaş yavaş zekası yükseldikçe çevresini daha iyi anlamaya,çevresindekilerin ona bakış açılarını iyice görmeye ve farkındalığı başlar. Ameliyattan sonra, Charlie'nin durumu günlüğüne yazdığı raporlarla takip edilmeye başlanır. İlk yazdığı raporlara çocuksu bir dil ve imla hataları hakimdir. Ve sonra ameliyat etkisini göstermeye başlar. Charlie artık, insanların kendisiyle dalga geçemeyeceğini ve bir sürü arkadaş edineceğini, aşık olduğu kadına açılabileceğini düşünür. Fakat zekası normalin çok üstüne fırladığından, çevresinde yadırganır, kıskanılır ve istemiş olduğu arkadaşları edinmekte yine başarısız olur ve yine yalnızdır... Tüm bu iyi gelişler olurken Algernon da tuhaflıklar baş göstermeye başlar.Zekası normalinde altına düşmeyen başlayan Algernondaki değişiklikler acaba Charlie’de baş gösterecek mi? “Evet, her şeyi yaptınız, beni bir insan olarak görmenin dışında” İnsanın içine işleyen bu kitapta bir nevi farkındalığımız arttıkça çevremizin bize olan tutumunu bi
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
Reklam
Puan vermedi·240 syf.··
2026 200. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 15:14
Bir ülkenin çöküşünü ve en karanlık zamanlarda bile insan ruhunun direncinin dokunaklı bir portresi… Kâbus gibi bir yakın gelecek… Bir biliminsanı,Eilish Stack. Dört çocuklu bir ailesi ve çok sevdiği eşi Öğretmenler Sendikasında yönetici olan kocası Larry Stack.Mutlu, kendi hallerinde bir aile… Ülkeleri İrlanda da normal bir hayat yaşamaktadırlar. Ancak İrlanda, otoriter bir hükümetin pençesine düşmüş adeta uçurumum kenarına gelmişti. Stack Ailesinin bir akşam kapısı ,yeni kurulmuş İrlanda İstihbaratı’nın iki memuru ansızın kapılarını çalar.Olaylardan haberi olmayan Larry bi anda sorgulanmak üzere götürülür.Kocasından bir daha haber alamayan Eilish , iç savaşa sürüklenen ülkesinde hem ailesini bir arada tutmak, hemde kocasına ulaşmaya çalışmaktadır. Kâbus gibi bir çöküş yaşayan toplumda bulur kendini.
Peygamberin ŞarkısıPaul Lynch · Delidolu Kitap · 20241,936 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 203. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 00:19
“Dans etmek bir çığlığı susturmak mı ?” Strasbourg, tarihinde akıl almaz bir olayla sınandı.Dans… Açlık ve sefalet toplumun sınırlarını ne kadar zorlayabilir? Açlıktan pislik yemek, çöp hatta nesneyi yemek… Ya da belki öz çocuğunu ? Açlıktan kendi çocuğunu yemek… 1518 yılında dünya eşi benzeri görülmemiş toplumsal bir histeri vakasıyla karşılaştı. Dans etmek . Kulağa eğlenceli geliyor dimi , ama durun bu öylesine dans değil ölene dek dans etmekle biten ölümler. Strasbourg açlık ve sefaletten kırılıyordu . Jeu-des Enfants sokağında yaşayan Enneline sefaletten ve açlıktan bitap düştükleri için yemi doğmuş bebeğini nehire atıp terk ediyor. Jeu-des Enfants sokağındaki evine geri döndükten sonra bir anda dans etmeye başladı. Sokağa çıkıyor ve dansını sokakta devam ediyor. Onu gören komşuları da garip bir biçimde ona katılıyorlar ve dans hastalığı bi anda bütün sokağı ele geçiriyor , hatta tüm Strasbourg’ u! Durumdan rahatsız olan belediye başkanı orduyu acil göreve çağırıyor.Ordu bu histerik olay karşısında çaresiz . Kiliselerde papazlar dualarla ayinlerle bu ölümcül dansı durdurmaya çalışıyorlar .Doktorlar da bu olayı aydınlatamıyorlar . Dans etmekten yorulup ölenlerin ardından dansa yenileri de katılıyor … 1518 yılında dünya şaşkınlık yaratan bir histerik vaka. Dans etmeye başlayıp ölen topluma ne tıp ne de din dünyası anlam veremiyor . Acaba dans ederek ölmek yaratanın bir cezası mıydı ? Tarihte aydınlatılamayan bir ölüm vakası…
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 187. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 00:23
Müşterilerine sadece ölüm satan bir dükkan…Evet yanlış duymadınız sadece ölüm satan bir dükkan . Bir aile düşünün , nesillerdir müşterilerine ölüm satan.Ölmek isteyenlerin kararsız kalınca uğradığı tek adres.En kaliteli asma ipleri,çeşit çeşit zehirler , en keskin özel bıçaklar ve daha niceleri .Hayatta hiç başarılı olamadınız mı ? Bize gelin ölümünüz en büyük başarınız olacak ! Bu dükkandan çıkanlara tekrar görüşürüz denmez Alan, sadece Elveda denir evlat. Bu aile nesiller boyu müşterilerine istedikleri gibi bir ölüm sunuyor.Her ailede olduğu gibi bu ailede de farklı çocuğu var,Alan. Alan ailesinin aksine son derece güler yüzlü ve mutlu olmayı başaran bir çocuk.Onun bu pozitifliğinden rahatsız olan ailesi,Alanı değiştirmek için ellerinden geleni yapmaya hazır . İntiharın komedi tarzında anlatıldığı bu kitapta , ölmenin soğukluğunu hissetmek yerine komikliğine şahit olacaksınız ….
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,7bin okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2026 194. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 17:30
Bir ölümle başladı her şey. Bir başka ölüm onu izledi. Ve bir diğeri... Her insan göğüs kafesinde bir oyuncakla doğar.Büyüdükçe oyuncağını başkalarıyla paylaşır.Acımadan kırarlar ve sonra çekip giderler çünkü onlara suncağın başka bir oyuncak kalmamıştır. Ravebelg Kasabası…Günahkarların yaşadığı bir kasaba mı yoksa kendi halinde yaşayanların kasabası mıydı? Sanatını icra eden katil.Ravebelg Kasabası hiç duyulmamış bir vahşetin sahne alacağı bir sahneye dönüşürse…Başrolde Bay OM, sahne onun , her perde de sanatını ustalıkla sergiliyor . İnsan ne dilediğine dikkat etmeli, zira kalbinden geçen hiçbir dilek gerçekleşmeden peşini bırakmaz, derler Şimdiye kadar okuduğunuz tüm cinayet hikayelerini unutun. Ya da unutmayın size kalmış.Cinayet hikayeleri ya kurbanların gözünden ya da güvenlik güçlerinin gözünden anlatılır .Bay OM tüm bu tabuları yıkıp işlediği cinayetleri onun gözünden görmemizi sağlıyor.Kendini sanaatkar ilan eden Bay OM işlediği her cinayetde kurbanların yanına onların tıpatıp benzeri oyuncak bebekleri koyup, sizi de dahil edip adeta suçu sizin üzerininize atıyor.Cinayetlere bizzat şahit oluyorsunuz ama çenenizi kapalı tutmalısınız yoksa sıradaki kurban siz olabilirsiniz. Emre Gül’ ün kaleminden anlatılan bu seriyi okurken korkuyu adeta iliklerinize kadar hissedeceksiniz .İşlenilen cinayetlere bizzat şahit olup her satırı soluksuz okuyacaksınız.İlk kez bir katilin ağzından anlatılan cinayetleri okurken sizde suça dahil olacaksınız . Hayatınızda hiç travmanız yoksa bile , merak etmeyin bu seriyi okurken yeni travmalarınız olacak ve kalan hayatınızı bu travmalarla yaşamak zorunda kalacaksınız. Ve sırlar gün yüzüne çıktığında,ancak kötü kalpler aydınlanır… Oyuncak Mezarlığı Oyuncak Mahşeri
Oyuncak MüzesiEmre Gül · Guardian Yayınları · 20241,746 okunma
Reklam