Dünya onu yakalamıştı; beğeni düşkünlüğü, aç gözlülük, boş gezerlik ve sonunda en kızdığı, en nefret ettiği, en ahmakça kusur olan sahip olma alışkanlığı onun huyları arasına da girmişti. Mal mülk eşya onu kapana düşürmüştü. Bunlar artık ne oyun ne oyuncaktı, taşınması ağır gelen zincirler olmuştu.