Bir öğretmenle doğan cüceloğlunun diyalogları üzerine insanın kendini tanımasına felsefik açıdan sorgulaması ve kendi olarak var olmasını vurgulamış bir insan ancak kendi olarak var olursa mutluluğa erişir yaşadığı kültürün istek ve baskılarıyla yetişen birey kendi olamaz ve toplumun istekleri doğrultusunda yaşar ilerleyen zamanlarda keyif alamayan insan bunun sebebinin kendi olarak var olmadığını anlayamaz insanın hayatındaki nedenini sorgulaması ve yaşadığı kültürden uzaklaşıp farklı bir ülkeye giden insanın aslında kendisiyle başbaşa kalan insanın kendini tanıyabikeceğini dile getirmiş. boş bir levha olan insan kültürün toplumun dayattıklarıyla değilde kendi istekleri doğrultusunda var olursa gerçek bir savaşçı olur. Sosyoloji, felsefe psikoloji, vb. sosyal bilimlere ağırlık verilmiş.
Dünyadaki bir çok kötü olayın sebebinin sevgisizlik olduğunu görebiliyoruz kitabı okurken bunu bize küçük bir hikaye üzerinden anlatmış yazar. İnsanların aynı zamanda yaşadığı problemin bir çok nedenini iletişim problemleri olduğunu vurgulamış "yanlış üslup doğru sözün celladıdır" sözünü andırdı diyebilirim. Siz bir şey anlatırken telefonla oynayan biri size önemsiz olduğunuzun ve aslında kalkıp gitmenizi isteyen ve beden diliyle size bu şekilde beli ettiğini bir çok şeyin beden diliyle yada dolaylı yoldan alıcıya iletildiğini vurgulamış ben çok beğendim kitabı doğru iletişim kurmayı ve günlük hayattaki bir çok yaşadığımız duyguları tamımlamamız etkinliklerle anlatmış hatta iyi bir dinleyici olmamız için egzersizler vardı güvenilir bir arkadaşımızla karşılıklı bir şekilde ne kadar iyi bir dinleyiciyiz bunu anlamamız içinde egzersizler vardı.