Zehra şahin

Zehra şahin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·230 syf.·
7 günde okudu
·
2025 6. kitabı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gerçek benlik, üzerine Tanrı'nın ışığının düştüğü hırs, tamahkârlık ve hasetten arınmış benliktir. İnsan, varoluşun bu daha olgun düzeyinde ne kâinatı ne de diğer insanları tahrip ve istismar etmeyi düşünür, İyilikte meleklerle yarışır. İşte sufi psikolojisini günümüzün kimi maneviyatsız psikoloji öğretilerine nazaran farklı kılan noktalardan biri budur. İnsan ruhu tekemmül edebilir. İyiye doğru evrilebilir, bencilce arzularından sıyrılarak huzur ve itminan bulabilir. İnsan yükselir. İnsan her durumda ıstıraplarından fazlasıdır. Yeri geldiğinde, ıstıraba tahammül ve kadere/kaçınılmaz olana rıza göstermek de insanın olgunluk yürüyüşünde bir basamaktır.
Hayata hayret nazarıyla bakmak ve böylece kâinatı ve insan nefsini saran güzelliği fark etmek, bu yolculuğun ilk adımı. Bu bir aşk yolculuğu ve "zafer değil, sefer" ilkesine dayanıyor. Yolculuğun kendisinin ruhu aşka boyayacağını, o aşkla içimizin/ kalbimizin şeffaflaşacağını ve güzelliği aksettiren bir ayna olacağını ümit ediyoruz. "Yoktuk, bizi var ettin ve şimdi yine bedenlerimiz yokluk âlemine gidiyor. Ama gel gör ki bu arada sana âşık olduk. O nakşı işleyen kalemin sahibine âşık olduk," diyen bir aşk uygarlığı... İnsan mutsuzluğunun tırmandığı bir çağda, sufi irfanını işitmemiz gerek. Ruhun bilgeliğine ulaşmak için bilgeliğin ruhuna nüfuz etmeliyiz. Yola çıkmak, ruhun sızısına şifa aramaktır. Hayat, bir bakıma şifa bulma arzu-sudur. İnsanın o ilksel ayrılığından iyileşme ve "Cânân"la buluşma arzusu. Şifa sahibini arayış... Bir sufi sözünde söylendiği gibi, "Her arayan bulamaz ancak bulanlar yalnızca arayanlardır."
Şöyle bir etrafınıza bakın: Hepinizin insan ilişkilerinde bir kirlenme, ruh dünyamıza sinmiş bir çirkinleşme yok mu? Ticaret ahlakından günlük ilişkilere, reklam estetiğinden propaganda konuşmalarına kadar hayatın pek çok alanında güzelliğin izini sürmek dururken çirkinliğe mağlup olmuyor muyuz? Dikkatlerimizi güzel olanı seçip ayıklamak yerine çirkin olanı teşhir etmeye yöneltmiyor muyuz? Güzellikle dolu anların,çirkinliği konuşmaya ve yaşamaya ayırdığımız saatler arasında bir hükmü,sahiciliği ve heyecanı kaldı mı?
Modern dünyadaki İslami faaliyet, en azından toplumsal ve siyasi düzeyde, güzellik konusunda çok az şey bilmektedir. Güzellik müslümanlar tarafından yeniden keşfedilinceye kadar, onlar yaptıklarını Allah tarafından ortaya konan ve eşyanın mahiyetince sergilenen ilkelerle tespit edildiği üzere yapmadıkça, "İslami"adını almaya hak eden herhangi bir kültürün ve medeniyet canlanmasının olması asla mümkün değildir.