SeHeR TüLâY

Avatar: Ateş ve Kül
Gösterime giriş tarihi: 19 Aralık 2025 (ABD) Film Türü: Aksiyon, Macera, Fantastik, Bilim Kurgu Yönetmeni: James Cameron Süre: 3 saat 17 dakika Bütçe: 400 milyon USD Yapım şirketi: Lightstorm Entertainment * Serinin üçüncü filmi, Jake ve Neytiri'nin ailesinin, yaşadıkları kaybın yasını tutarken, Pandora'da savaşın büyümesini ve ailenin agresif bir Na'vi kabilesi olan Kül insanlarıyla yolunun kesişmesini anlatıyor. * ''Deniz seni temizlermiş, günahlarından arındırırmış.'' * ''Bak, ben askerim; si*lahlı çat*tışmaya mızrakla gitmem ya da duayla..'' * ''Bu bir aile, demokrasiyle yönetilmiyor.'' * ''Herkes kendine göre yas tutar. Bana göre yas, yalnız uçmak.'' * ''Sariler vazgeçmez.!'' * ''Bu dünya senin tahmininden daha derin.'' * ''Yeni gözlerin var Albay, yapman gereken onları açmak.'' * ''Dışlanmış: Bir daha asla şarkımı duymayacaksınız.'' * ''Eyva, zayıf çocukların zayıf annesi. Biz asla zayıflığın memesini emmeyiz.'' * ''Seni görüyorum.'' * ''Işık her zaman geri gelir. Hepimiz Yüce Anne'ye bağlıyız.''
Sinemanın Tüm Öyküsü
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Türklerde Nardugan ve Ayaz Ata Var Mı? * youtube.com/watch?v=an6CF93... * ''Nar İrani-Farsi bir kelimedir. Nar'ın etimolojisine bakarsanız Türkçe olmadığını görürsünüz.'' * #ProfesörDoktorErenKarakoç #Nardugan #AyazAta #Yılbaşı #ÇamAğacıSüsleme #muazzezi̇lmiyeçığ Muazzez İlmiye Çığ #mirceaeliade
Yılbaşı
21.12.2025
Doç. Dr. Eren Karakoç: Yeni Oğuz Yazıtı Bulundu! / Beni Şikayet Etmişler * youtube.com/watch?v=3EmfNq5... * instagram.com/doc.dr.erenkarakoc * #DoçentDoktorErenKarakoç #OğuzYazıtı #SelçukBey #HazarKağanlığı #HayrettinİhsanErkoç Hayrettin İhsan Erkoç
Mustafa Kemal'in Askerleriyiz!
İyi ki Doğdun Güzel ve Doğru İnsan.
Güzel ile Doğru * Murat, evdeki konuşmalardan, dedesinin şiir yazdığını öğrenmişti. Ama şiirin ne olduğunu bilmiyordu. Bir ilkyaz sabahı kahvaltıdan sonra dedesiyle balkondaydılar. Dedesi gazete okuyordu. Murat, - Dedeciğim, sen şiir mi yazıyorsun? diye sordu. Başını gazetesinden kaldıran dedesi, - Evet, arada sırada şiir yazarım... dedi. Murat, meraklandı. Şiir nasıl bir şeydi? Annesi, babası şiir yazmıyordu. Ama dedesi şiir yazıyordu. Öyleyse bütün insanlar şiir yazmıyorlardı. Neden herkes şiir yazmıyordu? Belki de şiir yazmasını bilmiyorlardı. Okula gidip okuma-yazma öğrenince kendisi de şiir yazacak mıydı? Murat'ın kafasını, işte bunlara benzer birsürü soru doldurdu. Merakını yenemedi. - Dedeciğim, şiir nedir? diye sordu. Dedesi yine gazeteden başını kaldırdı, gülümseyerek gözlük camlarının üstünden torununa baktı. - Anlatmak zor... dedi. Murat kendine güvenle, - Sen anlat, ben anlarım... dedi. Dedesi, - Sen elbette anlarsın, ama benim anlatmam zor... dedi. Murat, her zamanki gibi üst üste sormaya başladı: - Neden zor? - Çünkü şiiri herkes başka türlü tanımlıyor da ondan... - Öyleyse sen kendin nasıl anlıyorsan öyle anlat... dedi. Murat'ın sorularından kurtuluş olmazdı. Dedesi Murat'ı kucağına alıp şöyle dedi: - BANA GÖRE ŞİİR, DOĞRU OLAN BİRŞEYİ GÜZEL DUYGULAR BİÇİMİNDE SÖYLEMEKTİR. Murat, bu sözden birşey anlayamadı. Ama anlamamış olmak ağır geldiğinden sustu, başka soru sormadı dedesine. Başka bir günün akşam üzeri, Murat dedesiyle yine evin balkonundaydı. Dedesi, - Hava kararıyor neredeyse gece olacak. Hadi içeriye girelim... dedi. Murat, çoktanberi gece ile gündüzün ne olduğunu, niçin gündüz aydınlık, geceleyin de karanlık olduğunu merak ediyordu. Dedesinin sözünü fırsat bilip sordu: - Dedeciğim, neden geceleri karanlık oluyor? Bu karanlıklar nereden geliyor?
Aziz Nesin