"Herkesin bir yıldızı var ama hepsi birbirinden farklı...
Yıldızlar, yolcular için bir kılavuz; bilginler için araştırılması gereken bir mesele; bazıları içinşe gökyüzündeki küçük ışık kaynağıdır sadece. Şu benim iş adamına göre de altından başka bir şey değildir. Oysa bütün yıldızlar sessizdir. Ama senin yıldızların kimseninkilere benzemeyecek..."
O çaresizlik duygusu bir kez daha içimi ürpertti. Onun gülüşünü bir daha asla duyamayacak olma düşüncesine katlanamayacağımı anlamıştım. Bu gülüş, çölün ortasında bir pınar gibiydi benim için.
"Her gün aynı saatte gelsen daha iyi olur," dedi tilki.
"Örneğin öğleden sonra dörtte geleceksen, ben saat üçte mutlu olmaya başlarım. Saat ilerledikçe de içimdeki mutluluk artar. Dört oldu mu içim kıpır kıpır olur ve ufaktan meraklanırım; mutluluğun değerini anlamaya başlarım! Ama sen herhangi bir anda çıkıp gelirsen, yüreğim saat kaçta senin için çarpacağını bilemez...