"Ne tuhaf bir ğezegen burası!" diye düşündü Küçük Prens. "Kupkuru, sipsivri, kirli mi kirli. İnsanların hiç hayal gücü yok. Yalnızca kendilerine söylenenleri tekrarlıyorlar.
"İnsanların hiçbir şeyi tanımaya zamanları yok. Her şeyi, dükkânlardan hazır olarak satın alıyorlar. Ve dostların satıldığı dükkânlar da olmadığından, insanların hiç dostları yok.
"Peki ya şehirler, ırmaklar ve çöller?"
"Bunları da bilemem."
"Ama siz coğrafyacısınız!"
"Doğru," dedi coğrafyacı, "ancak ben bir kâşif değilim. Gezegenimde tek bir kâşif bile yok. Şehirleri, ırmakları, dağları, denizleri, okyanusları ve çölleri sayacak olan coğrafyacı değildir. Coğrafyacının sağda solda dolaşmaktan çok daha önemli işleri vardır. Masasının başından ayrılmaz.
Ancak kâşifleri kabul eder. Onlara sorular sorar ve yolculuk anılarını not eder.