İlk kitap çok iyiydi. İkinci kitap ise sadece iyiydi. Bunun en büyük nedeni Millie’nin Enzo ile biz görmeden yaşadığı ve bitirdiği ilişki. Adamın annesi hasta ve adam annesinin yanında başka bir ülkede kalıyor diye resmen ayrıldılar. Tamam uzun mesafe kolay değil ama anlayışlı olmak çok mu zor adam keyfinden mi gitti?
Neyse ters köşeyi oldukça sevdim bu sefer işler beklediğimden farklı gelişti. Wendy gerçekten hem çok akıllı hem de çok akılsız bir karakterdi.
Brock çok itici bir sevgiliydi. Kızın ihtiyacı olan her anda aşırı işe yaramazdı. Millie ise sırf yalnız kalmamak için onu kullandı ki bu da baya tatsızdı. Yalnız olmasının hikayeye hiçbir zararı olmazdı. Brock mesleki anlamda tam bir işe yarayacaktı ki onu da yapamadı delirdim yani. ONE JOB.
Sonuda başlı başına bir ters köşeydi. Ellerini kirletmeden işi çözdü. Bu cesur Millie ve iş bitirici Enzo’nun maceralarını daha çok okumak isterdim. Keşke yazar zaman atlamasıyla seriyi öldürmeden önce biraz daha devam etseydi. Üçüncü kitap sanırım 20 yıl sonrasında geçiyor ve Millie’nin karakteri çok değişiyor diye duyduğumdan çok okumak istemiyorum ama bakalım.
İnceleme yazmak için kalp ağrımın geçmesini bekledim çünkü bu kitap beni mahvetti! O KADAR İYİYDİ Kİ BU SERİYE NEDEN AŞIK OLDUĞUMU TEKRAR HATIRLADIM.
Öncelikle karakterler harikaydı. Haymitch’in aslında nasıl normal, iyi kalpli bir genç olduğunu, ama hayta rolünü mecburen üzerine giydiğini gördük mesela ki ben buna çok şaşırdım. Hep onu serserinin biri sanmıştım ama önce Capitol sonra da yaşadıkları onu böyle biri olmaya itmiş.
Maysilee’ye BAYILDIM! Harika bir karakterdi, güçlüydü, sadıktı ve gerçekten hayatta kalmayı haketmişti. İkisininde birlikte kurtulmasını o kadar çok isterdim ki.
Louella ise Haymitch’in ilerde Katnisse benzeteceği tatlışıydı ve bu DETAY beni paramparça ediyor.
Bu kitapta bir sürü eski karakteri de daha yakından tanıdık. Mags, Wiress, Beety ve Plutarch. Hepsi isyanın içinde sessizce savaşıyordu ve bu mücadelenin Katniss ile başlamadığını görmek beni daha da heyecanlandırdı. Aslında zemini onun için hazırlayan bir sürü başka savaşçı daha olmuş ve ismini bilmediğimiz niceleri daha olduğuna eminim.
Plutarch’ın dehası muhteşemdi. Yıllara yayılmış bir satranç oyunu oynadı ve sonunda kazandı. Bu sırada çok fazla piyonu kaybetti. Ama tahtanın kalanını kurtardığı düşünülürse adama haksızlık edemem. Ömrünü bu davaya vermişti ve hikayenin gizli kahramanı hep oydu.
Lenore Dove’un asi mizacının bedelini aslında hem kendi hem de Haymitch’in tüm ailesi ödedi o yüzden Lenore Dove’u sevmem pek mümkün değil. Lenore haklı olsa da bencildi ve Haymitch’i Haymitch’in onu sevdiği kadar sevdiğini düşünmüyorum. Kızıl yükselişte Eo’nun davayı Darrow’dan daha çok sevmesi gibi Lenore Dove’da isyanını Haymitch’ten fazla sevdi. Öfkesi önce Haymitch’i bir haraç sonra da yaşayan bir ölü yaptı. Biliyorum asıl suçlu Snow ve Capitol ama Lenore’da açık yarayı çok
Kitabın çok önemli bir sorunu var. O sorun olmasa harika olacak bir kitap, o sorun yüzünden sadece iyi bir kitap olarak kalmış. Bu sorunun ben çeviri hatası olduğunu düşünüyorum. Kitabın içine girmek, cümleleri ve motivasyonları anlamak çok zordu. Ama bir yandan da çok ilginç bir konusu ve AŞIRI MERAK UYANDIRAN KARAKTERLERİ VARDI.
Mesela Gansey uzun zamandır okuduğum en iyi yazılmış erkek karakterdi. Kendi planları, düşünceleri, tutkuları ve hırsları olan biri öncelikle. Tek motivasyonu kadın karaktere aşk yaşatmak değil. Aksine ilk kitap ikisinin aşkına değil arkadaşlık/ortaklık gibi temalarına yönelikti. Ben bu adama, arkadaş grubunun dinamiklerine, hikayenin gizemine bayıldım. Belki biraz Blue’nun zayıf kaldığını düşünüyorum karakter olarak o kadar. Ve dürüst olmak gerekirse Adam karakteri tam bir karın ağrısıydı. Sürekli kendini ezik görmenin bir yolunu bulup kendi hisleri için arkadaşlarını suçladı durdu.
Özellikle kitabın sonunda yaptığı sözde fedakarlık bence bomboştu. Hiçbir şeye hizmet etmedi, hiçbir şeyi feda etmedi. Yerseniz günü kurtardı ama bir bedel ödemediği düşünülürse çok anlamsızdı. Yine de bu ekibin maceralarını okumayı çok istiyorum. O yüzden Kuzgun Oğlanları lütfen JUNO KİTAP ÇEVİRİYE BİR DAHA BİR GÖZ ATIN NE OLUR. Bi tur son okuma yapılsın falan cidden zor anlaşılıyor kitap bir sorun var gibi.
Siyah mühür, iğnenin henüz iyileşmeyen izleri yüzünden hala biraz kanlıydı ama oradaydı işte. Bir kanıt, bir umut, bir vaat gibi, kalbinin tam üstünde duruyordu.