"İnanmak güzelliği görmeyi, güzellikle hemhal olmayı mümkün kılmıyorsa, ortada önemli bir sorun var demektir. İnandığını söyleyen insanlar hâlâ 'Tanrı'nın sözlerini işitme kıtlığı' çekiyorlarsa, bu sorunu iyi teşhis etmek gerekir.
Doğrusu ben yüce iradeye teslim olduklarını beyan eden insanların gündelik siyaseti bu kadar önemsemelerini, onu hayatın en kuvvetli âmili olarak telaffuz etmelerini yadırgıyorum. Hayatın günlük formülasyonunda gaybî kuvvetlerin tesirini ihmal eden ve hayatı kaba determinizmin sınırlarına hapseden bir anlayışın bizi güzelliği görmekten alıkoyduğunu düşünüyorum. Bu tür bir anlayış, aşkınlıkla olan rabıtasını yalnızca sembolik bir düzlemde kurmakta ve aşkınlığın yaşantılanmasına izin vermemektedir."
Çünkü sen, konuşmaya sarf edeceğin zamanını düşünceye sarf ettiğin taktirde, düşünce ânında menfaati pek büyük olan İlâhi rahmetin esintilerinden birisi çoğu zaman senin için açılabilir.