'Bir başka ülkeye, bir başka denize giderim', dedin
'bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
Her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
Aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
Yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede.'
Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
Bu şehir arkandan gelecektir.
Sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
Başka bir şey umma-
Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünü de..
Geçmişin karanlığı kapıya dayandı.Hüznü de beraberinde getirmiş.Açsam mı ?Açmasam mı?
Biliyorum açsam içimdeki sevinç hüzne yenilecek,sönecek,gidecek...
Açmasam bugün geçmişini merak ediyor.Ona ne demeli?Bugüne ne anlatmalı?Merak etmez mi nereden geldiğini.
Çalıp duruyor kapımı,teslim olmalı mı geçmişe?Yoksa "Çalar çalar gider."mi demeli.Bu kadar çabuk mu atmalı onu hayatından??