Kitabin yarısına gelene kadar; zorla ilerlediğim, bırakmakla bırakmamak arasında gidip geldiğim zamanlar oldu ama nihayet bitirdim. Kitapta, düşünmeye ve sorgulamaya izin verilmeyen bireylerle dolu bir toplum yapısı oluşturulmaya, insanların korku ile baskı altına alınması anlatılıyor. İktidara karşı olumsuz bir düşünce geliştiren insanlar, Düşünce Polisi tarafından tutuklanıp çeşitli işkencelere maruz bırakılıyor ve iktidarın belirlemiş olduğu ilkeler kişinin aklını kaybetmesine neden olabilecek işkencelerle beraber kendisine benimsetiliyor. Ve öyle tuhaf ki kişiye, en kötüyü yaşatıp kötünün iyisine şükreder hale getiriyorlar. Üstelik kişi bunun için şükran dolu bir tavır sergiliyor.
Okurken, hem kişisel hayatlarımızla hem günümüz toplumuyla karşılaştırma yapmadan da edemedim.