"Şimdi sen korkuyorsan ölmekten
yiğitliğin, üstünlüğün ne işe yarar?
Ardımda sağlam bir ad bırakırım ölürsem,
vuruşmaya kalkışmıştı Gılgamış derler,
Humbaba canavarıyla.
Sen yaban yazıda doğup büyüdün,
aslanlar arasında yetiştin, anımsa bunu."
"Sensin Gılgamış'ı yaratan, bir eşini yarat şimdi de,
Yüreği onunkine eş olsun atılganlıkta,
Hep birbirleriyle kapışsınlar da Uruk rahat etsin!
Aruru bunu duyunca tasarladı Anu'nun istediğini,
Ellerini yıkadı, bir tutam kil alıp çölün ortasına bıraktı,
Orada yarattı yiğit Enkidu'yu"
"Hiçbir kral, hiçbir insanoğlu yapamadı bir benzerini.
Uruk'un suruna çık, bir dolaş,
incele temeli, gözden geçir tuğla duvarı,
gör pişmiş tuğladan mı, değil mi,
Yedi Bilge koymuş mu, koymamış mı temellerini?
Üç bin dönüm kent, üç bin dönüm bağlık, üç bin dönüm kır,
işte bu dokuz bin dönümün hepsidir Uruk."
"Tanrı Ea'nın yardımıyla bütün canlıların tohumunu Tufan'dan, yok olmaktan kurtarır, tanrılar da onu ölümsüz kılıp güneşin doğduğu yere, Dilmun'a yerleştirir."
Ut-Napiştim, "sonsuz yaşam" anlamına gelir.