"...[sizi] memnun edecek [yeni] bir şey yok; her şey hep aynı."
"Önce ne olduysa, yine olacak.
Önce ne yapıldıysa, yine yapılacak.
Güneşin altında yeni bir şey yok."
"Sonu gelmeyen aylaklık vakitlerinden öğrendiğim şu: Seyir, seyreder. Öteyi değil, orada seyredecek bir şey yok zaten, yanı başımızdaki nesneleri de değil, onları ya severiz ya da sevmeyiz. Seyir, duyum içindeki duyumu seyreder; zihin içindeki zihni, düşünce içindeki düşünceyi, kelime içindeki kelimeyi, sanat içindeki sanatı seyreder. Seyri mesrur eden de budur zaten."