Büyük bir hevesle elime aldığım bu kitap beklentimin üzerinde bir kitap oldu. Gerçekten de çok iyiydi.
Tam nişanlısıyla evlenmek üzere olan denizci Edmond Dantes’in en mutlu olduğu anı yaşadığını düşünürken iş arkadaşı ve etrafındaki çıkarcı insaların hazırladığı bir komployla hayatının mahvoluşuyla başlıyor kitap. Dönemin siyasi olaylarının etkisinde gelişen olaylar konuyla ilgili merakınızı uyandırabilir ya da bilginiz varsa kitabı daha bi ilgiyle okumanızı sağlayabilir. Napolyon’un restorasyon zamanlarında gelişen olaylar Edmond’u iyice suçlu konumuna düşmesine sebebiyet verip; onu en karanlık zindanlarda yakarmalarla, işkencelerle, haksız yere koca bir ön dört yıl geçirmesine neden olur. Ve koca bir zaman diliminde Edmond’un çaresizliği, içine düştüğü umutsuzluğu, tükenmişliği siz de hissedecek ve onunla birlikte gözyaşı dökeceksiniz. Zindanda herkesin deli zannettiği aslında çok Bilge biri olan Başrahip Faria’nın umutlarını yeşertmesiyle Edmond kendinde yaşama gücü bulur. Faria ile Edmond’un konuşmaları, dostlukları, yaşadıkları, Faria’nın engin bilgileri, beni oldukça etkileyen kısımlarından biri oldu. Her şeyin farkına varan, Tanrı’nın adaletinin gereğini yapmak isteyen Edmond’un içi artık intikam ateşiyle kavrulur ve heyecanı doruklarında hissedeceğiniz bir kaçışla zindandan çıkar. Katı bir yüreği, sert bir mizaçı olan yepyeni kimlikle bir intikam tanrısı gibi insanların üzerinde gezer, ve olaylar gelişmeye başlar. Ayrıca kitapta Doğulular, Türkler hakkında da bilgilere yer verilmesi ilgiyi uyandırıyor haliyle, bu da yazarın araştırma yaptığını ya da bu konuda bilgisini olduğunu gösteriyor.
Karakter sayısı da oldukça fazla olan bu kitapta yazar daha sonra hepsini çeşitli olaylarla bağlayıp etkileyici bir şekilde karşımıza çıkarıyor. Kimi karakterlerle de