Bazen dünyada olanlara bakıyorum da, tür olarak yok oluşa doğru gittiğimizi görüyorum. Önceden programlanmış gibi. İnsan olmaktan, dünya için hiçbir şey yapamayan ufacık bir nokta olmaktan bık
tım usandım. Her şey imkânsız geliyor.
Haritasız ve dümensiz kalmış, gideceği liman olmayan bir gemiydi. Kendini akıntıya bırakıp sürüklenmek, en azından hareket etmek, hayatta kalmak demekti ki içini acıtan şey de zaten buydu; yaşamak.