Zweig’in öykü kitaplarını okumuştum daha önce. İlk deda biyografi yazınını okumuş oldum ve beni inanılmaz etkiledi. Dünün Dünyası, yazar hayatına son vermeden önce yazdığı, kendi biyografisi gibi görünse de, aslında ‘dünün’ Avrupası ile ilgili bize çok değerli bilgiler veriyor. İlk gençlik yıllarından beri gerçek bir entellektüel olan Zweig’ın çevresi de kendisi gibi değerli sanatçı ve düşünürlerle çevrili. Freud’tan Rilke’ye, Gorki’den Strauss’a birçok değerli sanat insanı hakkında öyle güzel bilgiler var ki... Günümüzde pek hasret kaldığımız sanatçı ruhlu insanların savaşın gölgesinde yaptıkları, varolma çabaları, inişleri çıkışları ve şevkleri beni çok etkiledi. Zweig’ın hayatına son vermeyi tercih etmesine rağmen, yazdıklarından depresif bir olduğu fikrine kapılmadım hiç, tam tersi, hayatını gayet güzel yaşamak için elinden geleni yapmış, mütevazi, kendi halinde bir sanatçıyken, iki savaş görüp, savaşın tüm tahriplerine şahit olup, son olarak Hitler’in insanlık dışı politikasıyla yılgınlığa düşmesini açıkçası yadırgamadım... Kimliksiz ve vatansız bırakılma duyguları kolay olmasa gerek...
Kitabın dilini de çok beğendim, abartıdan uzak, tam olması gerektiği gibi, tam da Zweig’in olmasını istediği gibi. Dönem kitapları okumayı seviyorsanız kesinlikle bu kitabı da okumalısınız