Sibel Canbaz

Sibel Canbaz
@SibeltheReader
sibelemerhabade adıyla Instagram'dayım
Öğretmen
Yüksek lisans
İzmir
78 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
“Bu kadar çok sevdiği bu yerden nasıl aynı zamanda bu kadar nefret edebiliyordu? Suyun, içindeki çok derin bir şeylerin parçası olduğunu hissederken aynı anda ona nasıl bu kadar yabancı görünebiliyordu?”
Reklam
“Yaşamında yürüyüp yürüyüp, bir an durunca, Çevrene bakıp göreceksin ki, yürüyüşüne şu ya da bu noktada katılmış, bir süre seninle birlikte yürümüş kişilerden hiç biri yok yanında...”
“Endişeli, korkmuş çalışanların daha yaratıcı ya da üretken olduğunu gösteren bir veri görmedim. Unutmayın ki halinden memnun olmak oturup duvara bakmak anlamına gelmez. Bu, sıkılanların yaptığı bir şeydir ve insanlar sıkılmaktan nefret eder. Biliyoruz ki insanlar en çok kendilerine meydan okunduğunda, zor ama erişilmez olmayan hedeflere ulaşmaya çalıştıklarında mutludurlar. Meydan okuma ve tehdit aynı şey değildir. İnsanlar meydan okumayla karşı karşıya kaldıklarında çiçeklenir, tehdit edildiklerinde ise solar.”
“Zihni, okyanusa da benzetebiliriz. Siz, zaman zaman kendinizi okyanusta kabaran bir dalga ile özdeşleştirir, dikkatinizi o dalgayı verir ve ‘bu benim düşüncem’ der, dalgaya sahip çıkarsınız. Bunu yaptığınız andan itibaren bir okyanus gibi derin ve engin olma niteliğini kaybeder, kendinizi dalgaya hapsedersiniz. O dalgayla birlikte savrulur, kıyıya çarparsınız.”
“İnsanlar bazen kendini güçsüz ve mutsuz hisseder. Böyle durumlarda elinden gelen en iyi şeyin onu rahatsız eden şeylerden kaçmak olduğunu düşünür. Oysa hiçbir şey kaçarak çözemez. Problemler kaçtıkça artar ve daha kalabalık bir şekilde onun peşine düşer.”
Reklam