Elimize aldığımızda bırakamadığımız kitaplar vardır ya işte o kitaplardan biri diyebileceğim bir kitapla karşı karşıyasınız. Beni bu kadar içine alacağını tahmin etmezdim ama içinde kayboldum diyebilirim. Mutlu olacağını düşündüğü her hayata yaptığı yolculukta Nora'ya ben de eşlik ettim. Ama ben mutluluğun içimizde olmazsa nereye gidersek gidelim mutlu olamayacağımızı bilerek eşlik ettim. Nora'da bunu romanın sonunda anlıyor ve bir aydınlanma yaşıyor. Hayatın anlamını arayanlara aslında hayatın anlamını aramak yerine hayatı yaşamaları gerektiğini düşündüren bir kitap. Çünkü o zaman hayatın anlamı olacak ve bulunduğumuz yerde çiçek açacağız.
"Kaçıp gitmek istediğiniz yerin kaçtığınız yerle aynı olduğunu görmek tam bir aydınlanmaydı."
Kitabı özetlediğini düşündüğüm alıntıyı buraya da bırakmak istedim.
Keyifli okumalar dilerim.
Sabahattin Ali'yi daha yakından tanımak isteyen okuyucular için muhteşem bir eser.
Eşine ve kızına yazdığı mektuplardan oluşuyor.
Sevgi dolu bir adamın, ailesine karşı kurduğu içten ve samimi cümleleri, okuyucuyu imrendirecek kadar güzel ve sevgisinin büyüklüğü kelimelere sığdırılamayacak kadar büyük... Abartmıyorum..! Kelimelerin kifayetsiz kaldığı yer deriz ya işte öyle.
Sadece ailesine karşı değil çevresine karşı da mükemmel bir insan.
Bunun dışında yazmanın onun için ne kadar önemli olduğunu; çıkardığı gazeteleri, yazdığı öyküleri, yazmak uğruna ne kadar çok kahramanlık yaptığını göreceksiniz.
Kitabı okuyunca siz de şahit olacaksınız.
Keyifli okumalar...