Yeryüzünün çekirdeğinde gizlenmiş, durmadan fokurdayan, bordo renkli ateş denizinin üzerinde yürüyoruz. Ama böyle bir şeyin yürüdüğümüzü günlük hayatta hiç düşünmüyoruz. Peki ya ayaklarımızın altındaki ince kabuk cama dönüşse ve birden görebilsek her şeyi?
İşte tam o an böyle bir cama dönüşmüştüm. Kendi içimi gördüm.
Tuhaf bir his vardı içimde: kaburgalarımı hissediyordum. Kaburgalar demir parmaklıklar gibi mani oluyorlardı, yoksa yerine sığamayacak kadar sıkışan kalbim fırlayıp giderdi.