Şiraze

Soren Kierkegaard, “aşkta, her insan baştan başlar” di­ye yazmıştır. Bu başlangıç, aldırış diye adlandırdığımız, in­sanlar arasındaki ilişkidir.
Sayfa 375·Kitabı okudu
Reklam
İnsanın görevi, aşk ve iradeyi birleştirmektir. Onlar otomatik biyolojik büyümeyle birleşmezler, bilinçli gelişmemizin bir parçası olmalıdırlar.
Sayfa 351·Kitabı okudu
Hem aşk hem irade deneyimin bağlayıcı biçimleridir. Yani, her ikisi de, elini uzatan, ötekine doğru ilerleyen, bir erkeği veya kadını veya şeyi etkilemeye çalışan - kendini de öteki tarafından etkilenmeye açan- kişiyi anlatır. Hem aşk hem irade, dünyayı yoğurma, biçimlendirme, onunla ilişkiye girme, iyiliğini ve aşkını gözettiğimiz insanlar aracılığıyla ondan bir yanıt koparma yollarıdır. Aşk ve irade, diğerlerini önemli ölçüde etkileme ve diğerlerinden et­kilenme gücünü taşıyan kişiler arası deneyimlerdir.
Sayfa 342·Kitabı okudu
Nietzsche sık sık, “kaderi sevmek”ten söz ederdi. De­mek istediği, insanın kaderle doğrudan yüzleşebileceği, onu bilebileceği, ona cesaret edebileceği, onu okşayabile­ceği, onu zorlayabileceği ve onu sevebileceğiydi. “Kader­lerimizin efendisi” olduğumuzu söylemek küstahlık olsa da, onun kurbanları olmaktan kurtulmuş durumdayız. As­lında kaderimizin eşyaratıcılarıyız.
Sayfa 335·Kitabı okudu
Öğrenme, bilgi kırıntılarının birikimi değildir. Her bilgi ey­leminin öğreneni geliştirdiği, böylece onu daha da karmaşık nesnellikler oluşturabilecek duruma getirdiği bir büyümedir ve karmaşıklıktaki bu nesne büyümesi, öznel büyümeyle paralel gider. - Husserl
Sayfa 276·Kitabı okudu
Reklam