Şiraze

İnsanın eski zamanlardaki bilgeliğinin temelinde, eros­ ta hepimizin hissettiği sevgiliyle birleşmeye, hazzın süre­sini uzatmaya, anlamı derinleştirmeye ve bunun değerini bilmeye iten bir kuvvet yer alır. Bu, yalnızca insanlarla olan değil, yaptığımız bir makine veya inşa ettiğimiz bir ev ya da kendimizi adadığımız bir meslek gibi nesnelerle olan ilişkiler için de geçerlidir.
Sayfa 93·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
İnsan şefkatini yaratan durum işte bu eşle birleşme dürtüsüdür. Çünkü eros -tam olarak seks değil- şefkatin kaynağıdır. Eros, birleşmeyi, tam ilişkiyi sağlayan özlem­dir. Başlarda bu, soyut biçimlerle birleşme olabilir.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Yabancılaşma, samimi bir biçimde yakınlaşma becerisi yitimi olarak hissedilir. Duyduğum kadarıyla bu insanlar; “konuşmayı arzuluyoruz ama kurumuş seslerimiz cam kı­rığı üzerindeki sıçan ayakları” diye bağırıyorlar. Birbiri­mizi duyamadığımız için yatağa giriyoruz; birbirimizin gözlerine bakamayacak kadar utangaç olduğumuz için ya­tağa giriyoruz; yatakta baş çevrilebilir.
Sayfa 85·Kitabı okudu
Kenneth Clark örneğin, alt sınıftan zenci bir kız için şöyle der: “Kenara itilmiş zenci kadın kişisel onay kazan­mak için cinsiyetini kullanır. “
Sayfa 80·Kitabı okudu
Artık sorun eşi tatmin etme arzusu ve gereksinimi de­ğil, bu gereksinimin cinsel eylemdeki kişilerce teknik an­lamda -fiziksel duyum verme olarak- yorumlanıyor olma­sıdır. Normalde az zaman alan, duyumun kendini aşıp duy­guya ulaşmasını, duygunun da şefkate ve bazen aşka ulaş­masını sağlayan duygu verme, fantezi paylaşma, iç ruh zenginliği sunma deneyimleri, kendi sözcük dağarcığımız­ dan bile çıkarılmıştır.
Sayfa 66·Kitabı okudu