Dilce susup
bedence konuşulan bir çağda
biliyorum kolay anlaşılmayacak
kanatları kara fücur çiçekleri açmış olan dünyanın
yanık yağda boğulan yapıların arasında
delirmek hakkını elde bulundurmak
rahma çağdaş terimlerle yanaşmak için
bana deha değil
belgeler gerekli
kanıtlar, ifadeler, resmi mühür ve imza
Yalnızlık nedir?
Sözlerin arasında yok sayılmak mı?
Kalabalıkta başkasına yükmüşsün gibi hissetmek mi?
Yaralar deşilirse kan değil, yaş akar.
En çok da sevdiklerin, sen hiç olmamışsın gibi yaşar.
Kalbinin sıkıştığı vakitte bir sen, bir O var.
Seni senden iyi bilen biri var; sanma ki sen, seni bilirsin.
Gözlerini kapattığında, rüzgârın tenine değdiğinde O var.
Bugün ve gelecekte, hep O olmalı kalbinde.
“Bir çocuk ne anlar sevmekten?
Ne anlar ki sevgi uğruna ölmekten
Ne anlar yaşam nedir, dünya ne?
Herşey tozpembedir onun gözünde
Hep umut vardır o küçük yüreğinde…
Karanlıkta aydınlık hisseder
Olmayacak sevdaya olur der..
Ben de çocuğum ve cezalıyım…
cezam sevilmemek
Tek suçum ise seni be canım seni sevmek….”
Bir çanta var hayatımızın içinde,
kaybolsa unutulacaklar içinde.
Belki bir yaşam doğacak zorluklar içinde.
Kitap sayfaları çevrilince gerçekler çıkar gün yüzüne.