________
Kitap genel anlamda aşırı rahatsız edici geldi bana, ne bir başlangıçtan ne de bir sondan başlamış. Yani şunu söylemek istiyorum: kitap ne virüsün başlangıcı ile başlamış ve insanlığın insanlığından vazgeçtiği bir dönemden başlamış ne de bir sonu olan, bir devrim yapacak olan, o “herkesten farklıyım ben” diyen ana karakterin olduğu bir kitap. Kısaca bir kişinin hayatında merhaba deyip çıkıyor gibiyiz. İşte burası beni aşırı rahatsız etti; bir amacı, bir sonucu yok gibi hissettim. Ama şu taraftan bakmaktan da çekinmiyorum: bu bir distopya kitabı, biliyorum o mutlu sonla biten pofuduk kitaplardan değil ama sanki biri “bak bu var ve hâlâ devam edecek, sen de bil istedim” der gibi hissettim bu kitapta.
Kısaca konusu: insanlığın virüs nedeni ile hayvansal olarak tüketim yapılamaması ile başlayan, bunun yerine yasalaşan bir şekilde kendi cinsini özel et diyerek yemesini anlatıyor.
Ana karakter fazlaca beni merakta bırakıyor. Ben kitap başlangıcında “ben sizlerden değilim” diyen ya da sonrasında aydınlanma yaşayan bir karakter beklerken, kitabın sonu tıpkı besi olarak kesime giderken kullanılan tokmağın benim başıma vurulması hissi verdi.
Ana karakter bir ikilem içinde; eskiden hayvan kesim işinde iken sonrasında insan kesimine dönen bir işi, hasta ve her şeyi unutmuş hastanede kalan bir babası, yıllarca çocuk denemelerine rağmen ölü doğum ve bir sürü iğneler ile uğraşan bir eşi var. Sanırım burada “bak bu kadar insan öldüren birinin çocuk istemesi ne kadar doğru” demiştim.
Kitapta bir sürü çelişki, merakta bırakılan yer var. Mesela ana karakter et, balık vb. tatlarını bilen biri; bu bana en azından bu değişimin yakında olduğunu hissettirdi. Evet o yeni et devrimden kaç yıl geçmiş bilmiyoruz ama baya geçmiş ki kesim, yemek gibi özellikler belli bir alışkanlık