Sıla

Sıla
@Sila113
~
Üniversite
2006
6 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
________ Kitap genel anlamda aşırı rahatsız edici geldi bana, ne bir başlangıçtan ne de bir sondan başlamış. Yani şunu söylemek istiyorum: kitap ne virüsün başlangıcı ile başlamış ve insanlığın insanlığından vazgeçtiği bir dönemden başlamış ne de bir sonu olan, bir devrim yapacak olan, o “herkesten farklıyım ben” diyen ana karakterin olduğu bir kitap. Kısaca bir kişinin hayatında merhaba deyip çıkıyor gibiyiz. İşte burası beni aşırı rahatsız etti; bir amacı, bir sonucu yok gibi hissettim. Ama şu taraftan bakmaktan da çekinmiyorum: bu bir distopya kitabı, biliyorum o mutlu sonla biten pofuduk kitaplardan değil ama sanki biri “bak bu var ve hâlâ devam edecek, sen de bil istedim” der gibi hissettim bu kitapta. Kısaca konusu: insanlığın virüs nedeni ile hayvansal olarak tüketim yapılamaması ile başlayan, bunun yerine yasalaşan bir şekilde kendi cinsini özel et diyerek yemesini anlatıyor. Ana karakter fazlaca beni merakta bırakıyor. Ben kitap başlangıcında “ben sizlerden değilim” diyen ya da sonrasında aydınlanma yaşayan bir karakter beklerken, kitabın sonu tıpkı besi olarak kesime giderken kullanılan tokmağın benim başıma vurulması hissi verdi. Ana karakter bir ikilem içinde; eskiden hayvan kesim işinde iken sonrasında insan kesimine dönen bir işi, hasta ve her şeyi unutmuş hastanede kalan bir babası, yıllarca çocuk denemelerine rağmen ölü doğum ve bir sürü iğneler ile uğraşan bir eşi var. Sanırım burada “bak bu kadar insan öldüren birinin çocuk istemesi ne kadar doğru” demiştim. Kitapta bir sürü çelişki, merakta bırakılan yer var. Mesela ana karakter et, balık vb. tatlarını bilen biri; bu bana en azından bu değişimin yakında olduğunu hissettirdi. Evet o yeni et devrimden kaç yıl geçmiş bilmiyoruz ama baya geçmiş ki kesim, yemek gibi özellikler belli bir alışkanlık
Alıntı
Leziz KadavralarAgustina Bazterrica · Çınar Yayınları · 20202,377 okunma
Reklam
Puan vermedi·74 syf.··
2026 1. kitabı
Dönüşüm bir saatte okunup bitiyor ama bıraktığı his kolay dağılmıyor. Kafka, George üzerinden bir insanın nasıl yavaş yavaş bir nesneye indirgendiğini gösteriyor. George, hayatı boyunca babasından sonra sırtına yüklenen bir kambur gibi, ailesini en iyi şartlarda yaşatmak için var olmuş biri. Sevilmekten çok işe yaraması beklenen, varlığı faydasıyla ölçülen bir beden. Hikâyede çalışmayan, konuşmayan, ona bakmayan bir avuç böcek var; bana göre bunların hepsi ailesidir. Çünkü asıl böcekleşme George’da değil, insan görünümlü bu karakterlerde gerçekleşir. George ne zaman böceğe dönüşür ve aileye maddi destek sağlamayı bırakır, işte o an gerçekler çıplak hâliyle ortaya çıkar. Yemek yiyip oturan, hiçbir katkı sunmayan kişi artık George’dur ve bu yüzden onun yerini doldurmak, düzenin ve fonun devam etmesi için aile harekete geçer. Buradaki vurgu nettir: Üç kişinin birlikte yapabildiğini yıllarca tek başına yapan George, durduğu anda yok edilmesi gereken bir kambura dönüşür. Taşıdığı sürece katlanılan, taşıyamaz hâle geldiğinde ise dışlanan bir yüke… Metin bize iki bakışı aynı anda sunar: Biri, kamburu yıllarca sırtında taşıyanın sessiz kabullenişi; Diğeri ise o kamburu bir saat bile taşımaya tahammül edemeyenin soğuk yüzü.
1000k
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,6bin okunma