Birine dedi:
“Öl.”
Ve o sustu, gözünü bile kırpmadan yürüdü.
Bir diğerine fısıldadı:
“Yaşa.”
Ve o, nefesini sadece kendisi için değil, bir halk için tuttu.
“Seni kıvılcım olarak gönderiyorum. Alev olup dön.”
O da yandı, döndü ve aydınlattı.
Ama ne bir ismi geçti satırlarda,
Ne de bir imzası kaldı sayfalarda.
Ve biz hep bildik:
O, oradaydı.
Adını yazmadılar,
Ama biz kitabı onunla okuduk.