Eğer bir toplum hakarete uğramış, tehdit altında veya mağdur olduğunu her düşündüğünde kaba kuvvete başvurma hakkını kendinde bulursa, bütün yeryüzü kanlı bir ormana döner.
Uzlaşmış bir dünyanın, kimsenin dışlanmadığı, paylaşılan bir evrenselliğin hayalini kuruyorum. Artık yetişkinliğe geçmiş, farklı bileşenleri hiç kimseyi aşağılamadan ve kimse tarafından aşağılanmadan verme ve alma, başkalarını etkileme ve onlardan etkilenme arzusu duyan bir insanlık düşü kuruyorum.
Benim gibi; ilerleme, kalkınma, demokrasi ve haysiyet özleminin sürekli kösteklendiği meşumlaştırılmış ülkelerde büyüyenler için kaçırılan fırsatlar sadece can sıkıcı yol kazaları değildir. Tarih her zaman "ikmale kalanlar için ek dersler" sunmaz ve doğru anda doğru tavır gösterilmezse ülkeler yok olabilir. Koca koca uygarlıklar gerileyip batabilir, sayısız insan umutsuzluğa, hınca, başkalarına ve kendine karşı kin duygusuna gömülebilir.
Bugün herkes bilmektedir ki modern bir toplumun refah, ilerleme, demokrasi özgürlük, eşitlik içinde yaşama, diğer toplumlardan saygı görme, hatta günümüzdeki kadar zorlu bir dünyada hayatta kalma kabiliyetini belirleyen, kadınlarla erkeklerin, gençlerle yaşlıların eğitim düzeyidir.