Kitap Rusya’nın Ukrayna’yı işgal ettiği sıralarda yazılmaya başlanmış .
Yakın ve uzak geçmişteki ve günümüzdeki batı ile hasımları arasında geçen çatışmaları konu alan kitap,yaşanan yeni çatışmaların tarihteki köklerini aktarırken günümüz için çözümlerde bulunuyor.
Meydan okumaların,yeni çatışmaların kökenlerini dört büyük devlet üzerinden yapıyor. Japonya,Rusya,Çin ve Birleşik Devletler'in tarihlerinin gözlemleriyle,Batı’nın bugünkü durumunu saptıyor.Batı ile beraber,Batı’nın hasımları olarak adlandırdığı ülkelerin de durumunu saptıyor.Batı’nın da hasımlarının da krizde olduğunu,yerleşik dengelerin bozulduğunu soğuk savaşın olduğunu belirtiyor.Peki bu durumda ne olacak?Çözüm ne?Batı çöküşte mi?Dünya nereye gidiyor?Tüm bu sorular aslında bir çatışma.Tüm bu çatışmalar,tüm ideolojilerin artık işlemediği bir dünya,Batı modelinin kendini var edemediği,bu modeli dayatamadığı bir dünya bugünü oluşturuyor.Bugünün dünyasını bahsettiğim bu ayrıntılardan dolayı yolunu yitirmiş bir dünya olarak tanımlıyor.Ayrıca var olan çatışmaya iklim değişikliği gibi etkenleri de dahil edince birlikte yeni bir yaşam tarzını bulmakla çözüm yollarından birini gösteriyor.Hangi yöne doğru ilerlememiz gerektiğini bilmemiz için geçmişimizi iyi bilmemiz gerektiğini vurgulayan kitap günümüz için adeta bir pusula.
Batı çöküşte mi,Batı haricinde başka uygarlıkların yükselişine mi şahit oluyoruz,Dünya bugün içine girdiği labirentten insan/ insanlık olarak çıkabilecek mi, Batı mı diğer uygarlıklar mı yoksa top yekun mü bir iflas yaşanacak yahut yaşanıyor mu?Kitap tüm bu sorulara yanıt veriyor.
Bugünü inşa eden 1400’lerde yapılan keşiflerle sömürü, fetih,kolonizasyonla yüzyıllar boyunca dünyanın ekonomik, siyasi,sanat,entelektüel merkezi haline gelen Avrupa, Rönesans’la yükselişe geçen ve hem ticaret hem