Sürekli keyif saçmak isteyen birisine bir müddet sonra bizzat kendisinden gına gelir. Her ateş söner bir noktada, o zaman yapacağınız tek şey külleri karıştırıp yakılabilir bir şeyler bulmaya çalışmaktır.
Gelecek zamanlardan dönüp 21. yüzyılın ilk on yıllarına bakınca insanlar çok şaşıracaktır: Nasıl oluyordu da insanlar astronomik devlet borçlanmalarının ve çılgın mali krizlerin ortasında bu kadar fazla kişisel mutluluklarıyla meşguldüler? Başka dertleri yok muydu? Lâkin, yüzlerini mutluluğa dönüyorlardı çünkü başka dertleri vardı.
Bu hayatı yaşayan benim, başkası değil. Mutsuz olmaya ve felakete açılan uçuruma doğru bakmaya katlanacak olan, benim. Bu hayatı nihayetine vardıracak olan benim, başkası bunu benden devralamaz. Bütün ötesine dair daldığım düşünceler de benim düşüncelerimdir, sadece benim için bir anlam ifade eder bunlar, başkaları başka şeyler düşünürler ve bizi birbirimize bağlayan hiçbir şey yoktur
Lüks, mutluluğu yüksekçe bir maddi düzeyde sabitleme ve hayatın her türlü değişkenliğine karşı kalın duvarların ardında, bir kalenin yüksek burçları arkasında siper alma çabasıdır - kelimenin tam anlamıyla burjuvaca bir çaba, insanların hayata karşı daha korunmasız oldukları en basit bir kulübe, olanca mutsuzluğa karşılık muhtemelen daha fazla mutluluğa yuvadır.