Bir kurum olarak aile, kadınları küçük sevimli kölelere ve erkekleri de onların biricik geçim kaynaklarına ve sütten yeni kesilmiş bebeklere dönüştürdüğü müddetçe hoşnut edici bir evlilik, tamamen özel alana ait bir çözümle sağlanamayacaktır. Aşırı gelişmiş metropoller ve otomobiller ileri toplumların sabit aksesuarları olmayı sürdürdükçe kent yaşamının sorunları, kişisel maharet ve servetle çözülemeyecektir.
İnsanlar öylesine akılsız ki, bir kimseden küçücük, değersiz, yerine konabilir bir şey aldılar mı, kendilerinin borçlu sırasına konmasına göz yumuyorlar da, minnettar olunsa bile, karşılığı verilemeyecek tek şeyi, yani zamanı alan insan, hiçbir şekilde borçlu saymıyor kendini.