Yaşamım bir taşın gölgesinde bekliyor beni
Kimseye sözüm yok kendimden başka
Zeytinlerin gölgesi bir yumruk gibi inerken toprağa
Yılları günlere değil, acılara bölüyorum
Çakmaktaşı çalıyor dünyaya kendini ve bir ışık
Demeti, bir anlık güneş sızıyor karanlığa
O ışığı bulmalıyım, onu korumalıyım diyorum
Yoksa dünya boğacak beni, yoksa dünya...
Yanıldım bir yerlerde, bir yerlerde tökezledim
Dünya bir yara olmuşken beni kim sağaltacak?
Ki, kendiyle bile uzlaşmayan biriyim
ateş bende yanar, su yine bendedir
Son bir kez duy beni, sar köpüklerinle
Damarlarımı nehir kılıp sana akar gibiyim.
Yitirdim cebimdeki bütün adresleri
Yağmurlar, yağmurlar ortasında kaldım
Aklımı boğacak o selleri
Ben kendi damarlarımda yarattım.
Artık ne bir satır yazı, ne de bir selam
Tek kişilik bu oyunda rol alabilir
Gitti bütün seyirciler, boşaldı salon
Geride kalan yalnızca, yalnızca maskelerdir.
Eli naylon güllü o dostlukların
Bir tek anısı ve sızısı yok içimde
Yitirdim cebimdeki bütün adresleri
Kendimi kazandım bir başka biçimde...