Muhammed

Muhammed
@Silenca
Su
Yanıldım bir yerlerde, bir yerlerde tökezledim Dünya bir yara olmuşken beni kim sağaltacak? Ki, kendiyle bile uzlaşmayan biriyim ateş bende yanar, su yine bendedir Son bir kez duy beni, sar köpüklerinle Damarlarımı nehir kılıp sana akar gibiyim.
Reklam
Veda.
Yitirdim cebimdeki bütün adresleri Yağmurlar, yağmurlar ortasında kaldım Aklımı boğacak o selleri Ben kendi damarlarımda yarattım. Artık ne bir satır yazı, ne de bir selam Tek kişilik bu oyunda rol alabilir Gitti bütün seyirciler, boşaldı salon Geride kalan yalnızca, yalnızca maskelerdir. Eli naylon güllü o dostlukların Bir tek anısı ve sızısı yok içimde Yitirdim cebimdeki bütün adresleri Kendimi kazandım bir başka biçimde...
Odamın ışığı yanıyor bütün gece Ellerimi dizlerime koyup, ikibüklüm Bir olağandışılık arayarak Gördüğüm, duyduğum her şeyde Öylece oturuyorum; Güneş parmaklarını sürünceye dek Koyu bir karanlığa Bulanmış pencereme... Bir gece kelebeği Dolanıyor lambanın çevresinde Usuldan bir rüzgar esiyor Yaşlı incir ağacının dallarına yürüyen Sütün sesini duyabiliyorum Deniz az uzakta İç geçiriyor boyuna. Seninle konuşurduk baba Böyle gecelerde, iki bilge gibi Karşılıklı bakışarak Bazı şeyleri kavrayamasam da, dinlerdim Belki sen de yeni bir şeyler bulurdun geçmişte O dupduru yüreğini, yılların Unutulmuş sularına bırakarak.
Derim, en acı ölüm Ölmesidir sevgilerin
Geceyarısı karanlık bir bozkırda Işıklar içinde akan bir tren kadar yalnızım İçinde onca insan, içinde dünya... Soluk soluğa, demirden bir ırmağa mahkum Ve bilmeyen sonsuzluk nedir. Haklı olan kim bu kargaşada? Ateş ve su, yaşam ve ölüm, irin ve şiir Ucu bucağı olmayan bu çığlığın Ortasında nasıl barışabilir? Anlamak isterim, hangi yasa Bir beşikle, bir darağacını Aynı ağaçtan, ne adına varedebilir?
Reklam