Afili sözlere lüzum yok hanımlar beyler…
Hakiki güzellik çerçevesinden bakmayı bilin hayata, süslemeye lüzum duymadan, açık yüreklilikle sevdiğinizin gözlerine bakın ve ona “Seni seviyorum.” deyin. O gün gününüz hiç olmadığı kadar güzel geçecek, inanın bana…
Eskiden acılar anlatılınca azalırmış, şimdi anlatınca insanların ne zaman o yaraya tuz basacağı belli olmuyor.
Gerçek dostluklara hasret kaldık bu kalabalıklar içinde.
Kaçmak lazımdı.
Kaçmak lazım aşka, koşar adımlarla.
Yoksa bu şehrin kalabalığı, gürültüsü başka türlü çekilmezdi.
Herkesten, her şeyden kaçmak lazımdı aşka; dakikada bilmem kaç kilometre hızla.
Sonbahara da aşk yakışırdı zaten.
Gökyüzünde çalan tüm melodileri cebimize dolduralım.
Bir de Sezen lazım bize,
Neticede aşkı en güzel Sezen anlattı.
Kitap okuyun,
Aşık olun,
Sevin,
Doğayı, bazen bir çocuğu, bazen bir çiçegi ama mutlaka sevin.
Ömrü boyunca, kendi çıkarını düşünmeden bir insanı mutlu etmenin keyfini tatmamış insanları mutlu etmek için uğraşma.
Bırak... Bırak onlar kendi çamurunda çiçek büyütsün.
Sen gökyüzünü izle.
Bazen kusura bakmamız lazım ki her şey insanların yanına kâr kalmasın.
"Kırıldım." demek lazım. Biz alttan aldıkça insanlar kendisini haklı görüyor.
Her şey iyi olsun diye, "Belki bu sefer güzel olur." diye yaptığımız her güzellik jilet gibi boğazımızda kalıyor. Her şey güzel olabilirdi ama olmadı.