Yüzlerce kez canıma kıymanın eşiğine geldim fakat yine de seviyordum hayatı. Bu gülünç zaaf belki de en vahim eğilimlerimizden biridir; biteviye yere çalmaya can attığımız bir yükü daima taşıma arzusu, varlığından iğrenmek ama yine de yapışmak o varlığa, velhasıl, bizi yutmakta olan yılanı, kalbimizi kemirinceye değin okşamak…
Diogenes'in bir adam bulmak için güpegündüz elinde fenerle dolaşması ne soytarılıktan ne de kinikliktendir.
Hepimiz pek iyi biliriz ki, yalnızlıktandır...