Gece inerken ilk kararan yerler, çukurlardır; en son aydınlanan yerler de oralar. Oysa ışığı severim ben; severdim. Önceleri. Şimdi gece sarsın istiyorum beni. Çukur olmalı, çukurda kalmalıyım.
Tuhaf, insanlar babalarına, ailelerine, yakınlarına, dostlarına nasıl da güvenebiliyor, nasıl da onlarla ancak küçük çatışmalara girilebileceğini sanıyorlar?
Mızıkçı derlerdi bana çocukken. Varsın desinler derdim. Dövülürüm, öldürülürüm ama yenildiğimi kabul etmem. Benden güçlü olanın bu gücünü elinden alacak gücü, ne yapar eder, bulurum.
Gönül indirmek gönül yüceliğinin belirtisi gerçi; insan yüceliği ölçüsünde gönül indirmeği bilir. Ama büyüklüğün en şaşmaz ölçüsü, gönül indirmenin sınırını kesinlikle çizebilmesi, o kıl kadar ince yapılır-yapılmaz ayrımını herkesten çok, herkesten iyi, herkesten başka türlü bilmesi değil midir?