Ayşe kaya

Ayşe kaya
@Simay2525
İçinde yaşadığımız çağ, insanın tamahkârlığını kamçılıyor. Üstelik ‘sosyal Darwinizm’in artık ruhlara işlemiş ilkeleri gereğince, kişi ancak başkalarından güçlü olmak suretiyle ayakta kalabileceğine inanıyor. Böylece insan, kendi durumunun iyiliğine, başkalarını göz ucuyla süzdükten sonra kanaat ediyor.
Sayfa 103
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bir keşiş, yedi yüzyıldır mağarasında konaklayan bir bilgeyle karşılaşmış dağda. "Güzel insan" demiş ona, "neden şuraya bir ev yapıp da rahat etmiyorsun? " Hayat çok kısa," diye cevap vermiş bilge, "yerleşmeye değmez. "
Sayfa 78
İnsan bir başkasını en çok yaralarından tanır.Kendi yaralarından.
Sayfa 77
Saatlerini doğanın ve iç dünyalarının çevrimine ayarlayanlar, güneşi ve gökyüzünü görebilenler, hayatı uzun bir şimdi veya yekpare, geniş bir an olarak yaşayabilenler, "İçime çektiğim hava değil gökyüzüdür!" diyebilenler, eve mutlu dönüyor.
Sayfa 41
"Melek bilgisiyle, hayvan da bilgisizliğiyle kurtuldu, insanoğlu bu ikisi arasında keşmekeşte kaldı"