Bir sabah uyanırsın, her şeyini kaybetmişsin… Kelimelerin vardır, çığlığın vardır, suskunluğun vardır. Hepsinden birer lokma atarsın ağzına. Bir bir boğazına dizilir, dağ olurlar, anlatamazsın.
O vakti ilahi bir fısıltı dolaşır toprak ananın bağrında:
“Gökyüzüne bakmaya, umut etmeye, içindeki canlılık ateşini harlamaya mecbursun.”