Değişmeyen bir şey varsa o da insanoğlunun kalbidir sanırım; neye inanmak istersen ona inanıyor, neye alışmak istersen ona alışıyorsun. Kalbin kime, neye güveniyorsa ona ait oluyor.
Bir anlık mutluluktan sonra derin bir acıya, sonsuz bir mutsuzluğa teslim olabiliyor. Kimi kader diyor buna, kimi karakter, kimi akış diyor kimi de hayat.
İnsan daha çocukken bedeni hassas olur, büyüdüğünde ise ruhu. Çocukluğunda bedenin yara bere içinde kalırken, büyüdüğün zaman ruhun yara bere içindedir hep. Çocukken bedenini ağrıtan şeylere ağlarsın ve geçer ama büyüdüğünde ruhunu kanatan ne varsa ağlasan da çare yoktur, geçmezdi artık.