Ozanların sözünde ve kopuzunda büyü mü vardı, bilinmez. Fakat onlar çalıp söylerken Ötüken tek yürek gibi çarpardı. Şimdi Ötüken’den uzakta, Çin ucundaki bu Ötükenliler de Kara Ozan’ın ezgilerinde Tanrı’dan gelme bir yakınlık buluyorlar ve bu yakınlığın hiç geçmemesini, bitmemesini istiyorlardı.
Ötüken’de üç mevsim daha geçti. Kocalar öldü. Yeni bebekler doğdu. Bebekler yürümeye küçük çocuklar koça binmeye alıştı. Kısraklar tayladı; inekler buzağıladı. Ormanlarda bozkurtların enikleri ava çıkmaya başladı.
Çünkü Kur’an inançlarını önyargılardan arındırmış olanların ancak anlayıp çözümleyebileceği, bıkmadan defalarca okunan ve her okunuşta farklı bilgiler edinilen muazzam ve mucize bir kitaptır.