Okuduğum en garip, tuhaf farklı bir kitaptı. Hem bir çok şey anladım hemde hiçbir şey.Kitabı anlatmak istiyorum ama anlatacak doğru bir tabir yok bence bu kitap için.
Amak-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Destek Yayınları · 201722,4bin okunma
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sinyor Sarsi şöyle der: "Evren matematik diliyle yazılmıştır." Alexandre Koyre ise: "Galileo, matematiğin bilimin dilbilgisi olduğunu keşfetmiştir' der. Biyolojiden psikolojiye kadar her şey sayılarla ilgilidir. Bugünkü matematik bilgimiz ve bilimin geldiği noktada; tüm hayatımızın atomların, zamanın ve genlerin olasılıklara göre şekillenmesinden ibaret olduğunu biliyoruz. Kendimizi özel hissetsek de aslında hepimiz ve tüm hayatımız sayılardan ibaret.
Ama insan ne sayılardan, ne olasılıklardan ne kaos teorisinden, ne evrimsel süreçten haberdardır. İnsan beyni matematiği anlamak üzerine evrimleşmemiştir. Bu yüzden de özellikle rassallığı anlayamaması nedeniyle bazı olaylara aşırı anlam yükler. Rassallığın, yani rastgeleliğin insan beyni tarafından tespit edilemediği ve üretilemediği keşfedilmiştir.
Kader zannedilen şey; çok küçük olaylar zincirinin sizin tüm hayatınızı şekillendirmesidir. Paralel bir evrende, başka bir hayatta çok küçük bir ihtimal şimdiki hayatınızı tanınmaz hâle getirecektir. Esasında dünyaya gelmiş olmamız bile milyonlarca ihtimalden bir tanesinin başarılı olmasıdır. Ayrıca deneyimlerle davranışları şekillenen insanlar olarak ufacık olaylardaki tekrar sayıları ya da duygu yoğunluğu nöron yollarının oluşmasına ya da sinapsların şekillenmesine neden olur. Eagleman: "Beyin kimyasında gerçekleşen çok küçük değişimler, davranışta çok büyük değişimlerle sonuçlanabilir." Sonuçta küçük faktörler nedeniyle bazı durumlarda kararlarımız değişir. Küçük sonsuz etki, bambaşka bir hayata neden olur.
Zekânın genlerle büyük ilişkisi olduğu tespit edilmiştir. Örneğin, ABD'de zeki bir insanın biri zengin biri düşük gelirli iki farklı aileye evlatlık verilen ikiz bebeklerin ikisi de yüksek dereceyle üniversiteye girmişlerdir. Ama hamilelikte annenin stres yaşaması gibi faktörlerin de, doğacak bebeği yaşayacağı ortama hazırlayan beyin tarafından nöron yapısına müdahale edip daha zeki olmak gibi etkilere sahip olabileceği tespit edilmiştir. Ayrıca okulda öğrencilere daha zekilermiş gibi davranıldığında zekileştikleri "Pygmalion etkisi" adıyla ispatlanmıştır. Pek çok koşul farklı nöron yolları, farklı beyin kısımlarının çalışması ve en önemlisi de hazır olduğu bir alanda zekâsını gösterme fırsatını bir insanı aşını zeki yapabilmektedir. Dolayısıyla çoğu elimizde olmayan çok küçük faktörler hayata deha olarak başlamakla zekâ geriliği yaşamak arasındaki fark olabilir.