Sonuçta, insan gerçekten neye ihtiyaç duyar? Sağlığı ve internet bağlantısı iyiyse, gerisi o kadar önemli değil. İşi, varoluşçu filozof gibi, “cehennem başkalarıdır deme noktasına kadar vardırmayacağım.” Ama başkalarının cennet olmadıkları da kesin.
Bazı tarihçilerin “Atina Mucizesi” adını verdikleri olguya, insan zihninin birçok alanda birden serpilip geliştiği, tiyatronun, felsefenin, tıbbın, tarihin, heykelin, mimarinin ve bu arada demokrasinin bir anlamda “icat edildiği” o görkemli döneme büyük saygı duyuyoruz. Bütün bunlar çeyrek asır içinde ve az sayıda insan tarafından gerçekleştirilmişti. Ne önceki ne de sonraki asırlarda eşine benzerine rastlanmayan yaratıcı bir bereket hiç öngörülmedik bir şekilde ortaya çıktı ve yine aniden silinip gitti.
Dünyanın benzer bir rönesans yaşaması için aradan iki bin yıl geçmesi gerekti.
Eğer insanlık uzun bir Ortaçağ içinde batacağına Yunan mucizesi zamanındaki gibi ilerlemeye devam etseydi kim bilir neler olurdu?
Sanat, bilim, düşünce alanlarda serpilmeye devam etse kim bilir hangi noktaya yükselmiş olurdu?