“Cehalet, Afrika kıtasındaki pek çok kadının ıstırap içinde yaşamasına neden oluyordu.” sf. 228
Kitapta Somalili top model Waris Dirie kendi yaşadıklarını anlatmış. Afrika çöllerinde göçebe yaşayan Waris 5 yaşında kadın sünneti olmuş, 13 yaşında yaşlı biriyle zorla evlendirilmeye çalışıldığı için evden kaçmış, bu kaçış sırasında defalarca taciz edilmiş, aylarca Afrika’daki akrabalarının evinde kalmış, Londra’ da akrabasının evinde hizmetçilik yapmış, ardından da modellik kariyerinin başlayacağı Amerika’ya sürüklenmiş. Günümüzde Birleşmiş Milletlerde insan hakları temsilcisi. Kitap beyaz perdeye de uyarlanmış ancak henüz izlemedim. Okurken bile içimin kıyıldığı sahneleri filmde nasıl izlerim bilemiyorum ama en kısa zamanda izleyeceğim.
Kadın sünneti hakkında da birkaç bir şey söylemek istiyorum. Kadın sünneti başta Afrika olmak üzere bazı Orta Doğu ve Asya ülkelerinde kültürel, geleneksel, dinsel gerekçelerle uygulanıyor. Kadınların dış genital organlarının kısmen veya tamamen kesilmesi, yaralanması, kesildikten sonra dikilmesi gibi vahşi bir yöntem. Bu uygulamanın asıl sebebi, kadınların bakireliğini tescillemek. Evlenene kadar cinsellik yaşamamasını garantilemek için, erkeklerin cinsel ilişki sırasında aldığı hazzı artırmak için… Ancak maalesef kör, paslı jiletlerle ellerine ne geçerse kullandıkları (cam parçaları, makas, bıçak, taşlar, kimi yerlerde işlemi yapan kasabalı kadının dişleri) hijyenik olmayan ortamlarda uygulanan kadın sünneti, kadınlar için ölümcül riskler taşıyor. Şans eseri hayatta kalan bir kadın ise regl döngüsü sırasında bile kanın uzaklaştırılmasında, hatta en temel ihtiyaç olan tuvalet ihtiyacını görürken bile acı çekiyor, cinsel ilişki sırasında haz almıyor. Gelenek öyle bir boyuta ulaşmış ki sünnet olmayan kadına kirli, kötü, fahişe olarak