Dicle

Dicle
@Simorg
Maviye sevdalı yüreğimiz bir de kekik kokusuna.
Arıyorum cebimde masalımın mutlu sonunu Duyuyorum, içimde yüzü düşmüş umudumun Derdim büyük ama başım da dik Ve kesiklerin hepsi kuruyor Acıtır ve ilacını da verir Zaman ezelden böyle akıyor.
Müzik
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Seni şimdi bir yabancı gibi karşıma alıp sanki senden bahsetmiyormuş gibi yapıp sanki benden bahsetmiyormuşum gibi hâlâ bir aşktan bahsetmiyormuşum gibi fırtınayı ve huzuru anlatacağım sana.
Geç oldu, çok geç oldu kalbim Yine sıfır derecede dondu su Artık hiçbir şey gelmez elden Kapamaz kimseler ağzımdaki çığlığı Benim bıraktığım yerden Geç oldu, çok geç oldu kalbim Uzaklara bakılmayan bir durak mı kaldı Ufuk çizgilerine açık bir kıyı Ama bir türlü gelmedi beklenen - Kalbim, neydi ki beklenen Belki ölümün özgül ağırlığı Geç oldu, çok geç oldu kalbim ...
Yirmi yaşında ve hayat bu kadar güzelken.
Bugün oturdum ölümü düşündüm. Kirli, acı bir su gibi yürüdü içimde Dokunduğum, gördüğüm her şeye sindi Ürperdim, korktum ve biraz şaşırdım. Bugün oturdum ölümü düşündüm. Yağmur altında ya da karanlıkta Bir başıma kalmış gibi Sevgilim böylesine alımlıyken Güz kuşlarının güneye doğru akıp gideceği yol İyice belirmişken gökyüzünde Onarırken, sararken hayat Çoçukların incinmiş gülüşlerini Artık her park yeri bir apartman inşaatı Her sokak bir otomobil nehriyse de. Bugün oturdum ölümü düşündüm. Soğuk camlara dayayarak yüzümü Kuşağımın acısını, kefenlenen gençliğimizi Yaşayan ya da artık yaşamayan dostları Bugün oturdum ölümü düşündüm Örterek yüreğime kara bir tülü. Bugün oturdum ölümü düşündüm Kapkara bir gece penceremi dalarken Öleceğini bile bile karşı koymanın onurunu Yiğitliğin, özverinin, sevginin Arkadaşlarımın yüreklerinden çıkan özsuyunu Bugün oturdum ölümü düşündüm Bir dar ağacında ya da yolda yürürken Bugün oturdum ölümü düşündüm Yirmi yaşında ve hayat bu kadar güzelken.
Bir yerden ya da birinden istemeden ayrıldığında, Yani aniden ayrıldığında. Kendini yarım kalmış hissediyorsun. Apar topar ayrılırken, Dağılan parçalarını toplamaya çalışıyorsun ama hepsini toparlayamıyorsun tabiki. Geride mutlaka oraya buraya saçılmış halde birkaç eksik parçan kalıyor. Ve aklında kalan hep o eksik parçalarda oluyor. Benden geriye ne kaldı sorusu içinde sürekli bir yerlerde geziniyor. Fırsatını bulduğunda da tekrar oraya uğramak istiyorsun.