Ebrar

Kendimi zayi ettim, ediyorum. Ah zavallı ben… Ne sevebildim ne de sevilebildim. Sevemediğimde de sevilemediğimde de hep ben yaralandım. Hep bi eksik kaldım, hep kaybettim. Beni sevenler, sevdiğini söyleyenler tek tek vazgeçtiler benden. İnsan gerçekten, kalben sevdiğinden vazgeçebilir mi? Kalbe giren, o kalpten çıkabilir mi? Yoksa ben aslında hiç sevilmedim mi… Hiç ben olarak kabul edilmedim mi? Kalbim acıyor. Zaman geçiyor ama kalbimdeki bu sızı geçmiyor. Farklı şekillere, renklere kişi ve seslere dönüşüyor ama hiç geçmiyor. İçim ağırıyor. Bazen taşıyor.. taşıyor ben bana sığamıyorum. Bazen ise öyle bir tenhalaşıyorki sadece nefes alışverişimin sesini duyuyorum içimde. Kendime en büyük kötülükleri neden her zaman yine ben yapıyorum? Biliyor musun, üzülüyorum kendime. Düştüğüm durumlara maruz kaldığım olaylara. Yutmak ve atlatmak zorunda kaldığım o ağır lokmalara. Ben neden hep en arkada kalıyorum? Kaldırmamam gereken yükleri sırtlanıp taşıyorum? İçimde tutmamam gerekenleri susarak hatta ve hatta gülümseyerek kabul ediyorum? Ben neden böyle yapıyorum… Başka nasıl yapılır, nasıl yaşanır bilmiyorumki. -E
Reklam
“Kimse seni üzmek istemiyor, herkes kendi yarasını koruma derdinde.”
Vücudunu çer çöple beslersen zayıf düşer ve hastalanırsın. Zihnini çer çöple beslersen zayıf düşer ve hastalanırsın.
Gelecek kaygıdır, geçmiş acı.

Ebrar

, bir kitabı yarım bıraktı
%9 (19/206 syf.)
A. Ali Ural
8.3/10 · 22,9bin okunma