Gerçek sevgi insanı kestirmeden daima kendine getirirdi. Bu yüzden sevilmeye muhtaçtı insanlar, çünkü kendilerine gidebildikleri en kısa yoldu sevgi, kendilerini bulabildikleri tek memleketti.
Evet, kadın olmak başlı başına bir ihtilaldi.
Her gün bir zihni fethedip varlığını olduğu gibi kabul ettirmekle geçen, seni etten oluşmuş bir dekolte olarak görme eğilimindeki ahmaklara sınırlarını bildirmekle devam eden, gündelik...ama sonsuza kadar süren bir ihtilal.
Direnişin ta kendisiydi!
Eskiden sadece padişah ve yakınlarına açık olan bu güzellik şimdi herkesindi! Bu güzellikleri hep birlikte paylaşmadan, hayatı nasıl paylaşacak ve nasıl değerlendirecektik vatanı? Korumamız gereken değerleri nasıl anlayacaktık, peki anlamadığımız bir şeye nasıl sahip çıkacaktık? Birlikte değer kattıklarımızı biriktirmek değil miydi kültür ? Bizim olanı korumak değil miydi Cumhuriyet? Kendini -milletçe - bilmekti Cumhuriyet! Değerler için ayağa kalkmaktı! Sahip çıkmaktı!
Kendi değerini başkalarının gözünden biçen kişilere merhamet göstermek gerekirdi, çünkü ancak onlara gösterilen merhamet onları uyandırabilirdi. Merhametti merhametsizliğin tek ilacı. İnsan kendi değerini bilmediğinde, kendisine ucuza değer biçecek biri mutlaka hayatına geliverirdi. Sana ne kadar değersiz olduğunu hissettirenlerle dolu bir hayat, lanetlenmişlikti .