"Bu harika değil mi? Çok özgür hissediyorum! Rüzgarın ta kendisiymişim gibi."
"Sen zaten rüzgarın ta kendisisin, Riannon." Aylah, bulutların arasında belli belirsiz seçilebilen kollarıyla bizi kucakladı.
"İçinde, yaşayan her şeyden bir şeyler var. Sezgi diye işte buna, içinde yaşayan bütün o şeylerin sana söylediklerine denir."
Bulutlar giderek seyrelirken Aylah'ın sesi kulağıma fısıldadı.
"Senin de sezgilerin var, Emrys Merlin. Onları iyi işitmiyorsun, hepsi bu. İçinde yaşlısıyla genciyle, dişisiyle erkeğiyle bütün o sesler var."
"Dişi mi? Bende mi?" Dudağımı büküp rüzgar uğuldarken kılıcıma hafifçe vurdum.
"Ben bir erkeğim!"
"Ahhh, evet, Emrys Merlin, sen bir erkeksin. Ve bu çok güzel bir şey! Belki bir gün çok daha fazlası olabileceğini öğrenirsin. İşte o zaman yalnızca konuşmazsan, dinlersin; yalnızca biçmezsin, ekersin; inşa eder ve yaratabilirsin. İşte o zaman ufacık bir kelebeğin kanat çırpışının devasa bir kasırgaya dönüşebileceğini anlayabilirsin."