...Bu, büsbütün başka bir aşk… Onu, ele geçiremeyeceği, sahiplenemeyeceği için seviyordu, başka hiçbir kadında bulamayacağı için, bakışı için, gülümseyişi için…”
Süreyya, İstanbul Bakırköy’deki köşkte kalmaktan sıkılmaktadır çünkü kız kardeşi Hacer ile eşi, onu sürekli rahatsız eder. Suat, babasından gizlice para alarak Boğaziçi’nde bir yalı kiralar ve Suat ile evlenir. Süreyya, Suat ile birlikte sürekli sandal ziyaretlerine çıkmaya başlar ve bu sırada Necip sık sık ziyaretlerine gelir. Böylece Necip, Suat’a aşık olur.
Ancak Necip, Suat’ın eldivenlerinden birini gizlice çalar ve ona hiç açılamaz. Bir gün tifo hastalığına yakalanan Necip, Suat’ın eldivenini yastığının altına saklar. Suat, Necip iyileştiğinde eldivenini bulur ancak Necip'in gerçek duygularını anlayamaz. Eylül ayında Suat, yaşlanmış olduğunu hisseder ve mutlu bir evlilik yapamadığını fark eder. Evlerinde yangın çıkar. Süreyya ve Necip, Suat’ı aramak için köşke girerler. Ancak Suat, hayatını kaybetmiştir.