Okuduğum bölüm dil üzerine. Sosyoloji, psikoloji ve felsefe türü kitap önerilerine açığım. Aslında her tür öneriye açığımdır ama üstte saydıklarımda düşüncelerinizi paylaşmanıza da mutlu olacağım
Hem ingilizcesini hem çevirisini okumuştum. İlk okuyuşumda Dorian’a çok laflar ettiğim ve beni sinirlendirdiğini söylemeliyim. Kitabı önerdiğim çoğu insan yarısında, hatta daha da öncesinde delirip kitabı bıraktı. Ama ben nedense üçüncü kere okumayı düşünüyorum. Toplumun güzellik algısını, bunun ne denli güçlere sahip olduğunu, bu elde edilen güçle insanın nasıl çirkinleşip zehirlenebileceğini anlatıyor. Bu mesajlar ve yazarın anlatışı beni hikayenin içine çekti. Son sayfasından ilk cümle okuyarak başlamıştım ama unutmuştum tabii ki. Merakla sonunu bitirip şaşırdığım eserlerden birisi. Umarım sizin de keyif alacağınız bir eser olur
(Uzun bir süre önce okumuştum o yüzden üçüncü kere okuduğumda bu incelemeyi güncelleyeceğim.)
Altın rengi yüzüne işledikçe, eriyip parmak uçlarından fışkırmıştı. Altından bir dokunuştu onunki ama oyunu altın uğruna değil, oyunun kendisi için oynardı.
Bir günde bitirdiğim, çok tatlı, beni güldüren ve iki bölümden oluşan güzel bir hikayeydi. Yazar yine beni kendine çekmeyi başardı. Hikayelerin sunduğu sosyal mesajları hem komik hem de tutarlı olmuş.
Güneşin OğluJack London · Can Yayınları · 20211,526 okunma