"Ben" deyince bir boşluk duygusuna kapılıyorum. Öyle unutulmuşum ki kendimi iyice hissetmek elimden gelmiyor. Benden kalan tüm gerçeklik, var olduğunu hisseden varoluş sadece.
Biliyorum. Bana tutku verecek herhangi bir şeye ya da kimseye artık rastlamayacağımı biliyorum. Birisini sevmeye kalkışmak önemli bir işe girişmek gibidir, bilirsin. Enerji, cömertlik, körlük ister. Hatta başlangıçta bir uçurumun üzerinden sıçramanın gerektiği bir an vardır. Düşünmeye kalkarsa atlayamaz insan. Artık bu gerekli sıçrayışı yapamayacağımı biliyorum.
Şaşkınlık ve tiksintiyle sırtımı gözlüyorlardır şimdi; kendileri gibi biri, bir insan olduğumu düşünüyorlardı ama onları aldattım. Bir insan görünüşünü ansızın kaybettim, bu insan salonundan bir yengecin kıçın kıçın dışarı çıktığını gördüler.
Şu peynirin yerine ağzımda kan tadı hissetsem de farketmez benim için. Bir harekette bulunsam, gereksiz bir olayın ortaya çıkmasına neden olacağım, işte o durduruyor beni.