Muhammed Taş

Muhammed Taş
@Simurg_mete
Şiirin öznesi şairin katilidir.. Yt: youtube.com/@mete_stone1905
Öğrenci
NKÜ-CTIS
İstanbul
26 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı

Muhammed Taş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·360 syf.·
Beğendi
·
1007 günde okudu
·
2025 1. kitabı
·
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kaçak Kat
Geceden geldim sokağına, izlemek için seni pencereden. Üstümüze ayrılığın paslı kokusu sinmiş, peki sence neden? Sen hâlâ canlı imişsin; ben ise ruhunu yitirmiş bir beden. Ama aralarsan pencereyi, koşarım doludizgin, hiç sendelemem. “Bizden olmaz,” deme, bulaşmasın aşkımızın kanı eline. Biz bir olabilelim diye yazılmışsın kaderime. “Evim,” derdin bana, “geç kalma, dön hadi evine.” Ben henüz alışamamışken ayrılık dönemine. Aklımda öylesine yer etmişsin ki sen çıkmadın—aklım çıktı. Onca anıyı silmektense, aklımı kaçırmakta haklı çıktım. Bunca hüzne ve ayrılık depremlerine nasıl dayandın? Ne bu sağlam temel, yakıp yıktığın kalbime kaçak kat mı çıktın? Sonunu getirdi aşkımızın, etkisi olmaz sandığımız ayrılık artçıları. Ayrılmak isteyen tarafın gözü, görmüyormuş hiç artıları. Bu devrin çorak toprağında filizlendi aşkımız, boy verdi Ama baltalandı ilişkimiz, fidan hali bile andırıyorken koca bir çınarı.
Şiir
Küf
Sen ben tarafından sevilmelerin mağduru Ki ben hiç bilemedim sen tarafından sevilmenin ne olduğunu Gönül misafiri saydım kendimi, isteyemedim umduğumu Bunun rahatlığıyla bozuk paradan hallice harcadın umudumu Yine de üzer miydin bilseydin bu hallerinin beni boğduğunu Öylece izledik kurduğumuz hayallerin avuçlarımızda unufak olduğunu Ardımdan dediklerini duydum ben mi bencilim Hep seni sayıklamışım yerinde değilken bilincim Yaptıklarını düşman düşmana yapmaz ama ben mi kinciyim Sözde her şeyindim ama yaptığın her planda ikinciydim Sayende yüreğimin harabe şehrinde top oynar in cin Gönlüm kimseyi umursamaz da senin her dediğine incinir
Şiir
Fesleğen kokusu
Kapanmış kapılar ardında, karanlık bir sabaha kalktım Kalbimde kimseye anlatamadığım bir akşam saklı Çaresizlik çırpınırken içimde çatlamış cam gibi yansır aynalara Çekilmiş tüm kılıçlar içime çökmüş ve susmuş kararlara. Sokağın en sessiz köşesinde, susarak geçtim kendimden Sesim değil, sessizliğim duyuldu Çünkü sitem ettim sevdiklerime değil kendime ben Sarsılmaz sandığım her sevda savrulmuş bir serap gibi şimdi Sanki sığındığım son siper Sırtımdan saplanmış şefkat biçimli bir bıçak gibi Tutundum tutunacak ne kaldıysa tek başıma Titreyen ellerimle topladım geçmişi hatıralarla baş başa Tuz gibi eridi zaman tenimde hissizleşti hayal Tükendi takvimler tıkanmış saatler kırılmış yelkovan akrep topal Fırtınaya fısıldadım seni, fark etmeden kaybettim içimdeki sesi, Feryat etmedim; çünkü felaket susturur bazen en temiz hevesi. Fesleğen kokulu sabahlarda senle başlayan düşler Feryatsız bitti; çünkü bazen en çok susan en çok sevendir. Haklıydım demedim helalleşmeden çekildim sessizce Haykırmadım adını ama her hecede seni taşıdım gizlice Hayalinle hasta oldum hasretinle kavrulmuş gecelerde Susarken bile harflerin içindeydin hecelerce Şimdi sadece ben değil sözcükler de öksüz kalakaldı Şehir sustu, şair sustu, ama içimde hâlâ bir sen kaldın Şefkatle sarılmadın belki, ama sitem de etmedin, Şimdi biliyorum: her sevda karşılık istemez, bazen susmak da sevmektir, sevgilim.
tavuklar çiçek açmış, ellerinde poğaça. madem yüzme bilmiyordun, niye çıktın ağaca? alakaya maydanoz, bu ne biçim lacivert. ben köyümü özledim, yaşasın cumhuriyet...
Şiir