Muhammed Taş

Muhammed Taş
@Simurg_mete
Şiirin öznesi şairin katilidir.. Yt: youtube.com/@mete_stone1905
Öğrenci
NKÜ-CTIS
İstanbul
26 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
- Çiçekleri atmışsın. + Dediğim gibi, ömürleri kısa. - Bence henüz ölmemişler. + Ömrü kısa olan şeylere bağlanmayı sevmem... 🎬Prison Break(2005)
Edebiyat
Muhammed Taş
Ve mahkum çıktığında masada kağıttan bir çiçek duruyordur...
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·87 syf.··
2022 6. kitabı
Bastığın yeri toprak diyerek geçme tanı artık. O betondur, senin yeni vatanın. Ağaçlar vavelyalar atar, topraklar feveran eder, gökyüzünden yağmur değil bulutların medmaları akar. Fakat onlar bile temiz değildir artık. Kir akar, kan kusar, sessiz çığlıklar atar. Ne yeşilin rengi yeşil, ne mavinin rengi mavidir. Cevher Bican, 17 yaşında köyden şehre çalışmak için gelen bir gençtir. Fakat o aslında her şeydir. Korkuları, ümitleri, hayal kırıklıklarını, beyhude çabaları ve en nihayetinde insanları temsil eder. Çok büyük umutlarla geldiği bu şehirde grevle hakkını ararken canhıraş bir biçimde emri hak vaki oldu. İnsanlar geçim derdinden, iş koşuşturmacasından ibadetlerini, manevi değerlerini dahi namütenahi bir biçimde unutmuşlardır. Hiçbir şeyin rengi belli değildi. Kül renginden başlayıp kara kurum siyahına doğru yayılan bir gri örtü her şeyi kaplıyordu. İnsanların yüzlerini, çocukların saçlarını, evlerin, bacaların, yaprakların her şeyin, her şeyin üstünü örtüyordu. İnsanlar bu kül rengi dünyayı kaybetmek istiyorlardı. Masmavi lekesiz bir gök, parıl parıl güneş, kilometreler boyu uzayıp giden yemyeşil otla kaplı bir yayla, atların arasından kıvrıla kıvrıla akan beyaz çakıl taşlı dupduru bir çayla bezeli, yepyenı bir ütopya tahayyül ediyorlardı. Rüzgar kekik kokuyordu. Derede alabalıklar vardı. Ama bu yalan dünya geldiği gibi ansızın gidiyordu düşlerinden. Eserin zaman çizgisi, tam seksen sene öncesi. Sanayileşmenin hızlandığı, köyden kente göç eden insanların şaşkınlığı, garibanlığı. Kır-kent, emek-sermaye çatışmalarının arasında kalan insanların anlandırma ve mücadele etme çabası... Yitirdiklerimizi koyuyor yazar önümüze. Yediklerimizle, içtiklerimizle, soluduklarımızla, yaşadıklarımızla modern hayatı yüzümüze vuruyor yazar. Hayat koşuşturmacı içerisinde ihmal
Edebiyat
Yokuşa Akan SularMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 19985,2bin okunma
Muhammed Taş
Çok başarılı👌