S.

Üzgünüm annelik kutsal değil
Oysa anne sevgisinin gerçekten başarılı olup olmadığı küçük bebeğe gösterdiği sevgide değil, büyümekte olan çocuğa gösterdiği sevgide ortaya çıkar. Gerçekte annelerin büyük çoğunluğu çocuk küçükken, bütün bütün kendilerine bağlıyken şefkatlidirler. Kadınların çoğu çocuk ister; yeni bebek onları mutlu kılar; seve seve bakarlar bebeğe. Karşılığında çocuktan bir gülüş ya da onun yüzünde mutluluktan başka hiçbir şey görmeseler de böyledir bu. Öyle anlaşılıyor ki bu sevgi tutumunun kökleri, hayvanlarda olduğu gibi insanlarda da bulunan içgüdüsel bir dürtüye gidiyor. Bu içgüdüsel ögelerin etkisi ne olursa olsun anne sevgisini yaratan insana özgü bazı ruhsal etkenler de vardır. Bunlardan biri anne sevgisindeki narsisist ögedir. Çocuğu kendisinin bir parçası saydığından anne çocuğuna gösterdiği sevgi ve aşırı düşkünlükle kendi narsisizmini doyurur. Başka bir etken de annenin kendi güçlülüğünü sergileme ve sahip olma isteği olabilir. Çaresiz ve bütün bütün annenin istencine bağlı olan çocuk, üstün olmayı seven, sahip olmaktan hoşlanan bir kadın için çok elverişli, doğal bir nesnedir.
Sayfa 53
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Annenin yaşam sevgisi de tıpkı huzursuzluğu gibi bulaşıcıdır. Her iki tutum da çocuğun kişiliğini çok derinden etkiler; gerçekten de büyükler gibi çocuklar arasında annelerinden yalnız "süt" emenlerle "sütle bal" emenleri ayırmak hiç de zor değildir.
Sayfa 52
Söz verilen toprak (toprak her zaman anneyi gösterir) süt ve balın aktığı bir yer olarak tanımlanır. Süt, sevginin ilk yönünün, ilgi ve bakımın simgesidir. Bal, yaşamın tatlılığını, yaşama sevincini, yaşamanın verdiği mutluluğu gösterir. Annelerin çoğu süt verirler, ama pek azı bal katabilir buna. Bal verebilmek için o kişinin yalnız "iyi bir anne" olmakla kalmaması, mutlu bir insan da olması gerekir. Bu duruma ulaşan annelerin sayısı pek kabarık değildir.
Sayfa 52
Eğer birisini gerçekten seviyorsam herkesi severim, evreni severim, yaşamı severim. Başka birisine "Seni seviyorum" diyebilirsem, "Sende herkesi seviyorum, seninle bütün evreni seviyorum, sende kendimi seviyorum" diyebilmem gerekir.
Sayfa 50
Sevgi yalnız belli bir insana bağlılık değildir; bir tutumdur; kişinin yalnız bir sevgi nesnesine değil, bütünüyle dünyaya bağlılığını gösteren bir kişilik yapısıdır. Kişi yalnız bir tek insanı seviyor, başka her şeye karşı ilgisiz kalıyorsa, sevgisi sevgi değil, birlikte-yaşamaya bağlılık ya da yaygınlaştırılmış bir bencilliktir. Gene de birçok kişi sevginin yetiye değil nesneye bağlı olarak geliştiğine inanır. Aslında bunlar, sevgililerinden başkasını sevmemeyi sevgilerinin derinliğine kanıt sayarlar.
Sayfa 49